Facebook'ta Paylas  

ASKERLİK BORÇLANMASI


                                                     

 

Askerlik borçlanması erkeklere özel pozitif ayrımcılık içeren bir düzenlemedir. Aslında bu hakkın verilme nedeni pozitif ayrımcılık amaçlı değildir. Erkeklerin devletine karşı vatani görevlerini yapmaları karşılığı verilen bir haktır. Bu nedenle askerlik borçlanmasından yararlanabilmek için fiilen askerliğin yapılmış olması gerekmektedir. Askerlik süreleri yıllara, tahsil durumlarına göre değişiklikler göstermektedir. Örneğin 20 ay askerlik yapması gereken bir genç hastalığından dolayı 3 ay askerlik yaptıktan sonra terhis olmuşsa sadece 3 aylık askerlik süresini borçlanabilir. Askerlik borçlanması yapabilmek için öncelikle sigortalı olmak gerekmektedir. SGK' ya tescili olmayan bir kişi askerlik borçlanması yapamaz. Yine askerlik borçlanması yapacak sigortalının askerde olduğu sürede sigortalılığının devam etmiyor olması gerekmektedir. Hizmet akdine tabi çalışan 4/A (SSK) sigortalılarının ve devlet memuru olan Emekli Sandığı mensuplarının askerliklerini yaparken fiilen sigortalı olmaları zaten mümkün değildir. Bu itibarla 4/A (SSK) sigortalısı olarak tescil edilen sigortalılar ile devlet memuru olanlar askerlik sürelerini borçlanabilirler. Kendi nam ve hesabına çalışan şirket ortakları ,vergi mükellefleri gibi 4/B (Bağ-Kur) sigortalıları eğer askerlik yaparken sigortalılığa esas faaliyetleri devam ediyorsa yada sigortalı, isteğe bağlı sigorta primi ödemeye devam ediyorsa askerlik sürelerini borçlanamaz. Askerlik nedeniyle sigortalılıklarına esas faaliyetlerini sonlandırmışlarsa bu defa askerlik sürelerini borçlanabilirler. Sigortalı askerlik süresinin tamamını borçlanmak zorunda değildir. Dilerse yeteri kadar süreyi borçlanabilir. Örneğin 20 ay askerlik yapan sigortalı için sadece 6 aylık askerlik süresini borçlanması yetiyor ise kısmi olarak 6 aylık süre borçlanma yapabilir. Yanlış hesaplamadan dolayı yetmediğini fark ederse bu defa borçlanmadığı süreleri de tekrardan borçlanabilir.

EMEKLİLİK ŞARTLARINA  ETKİSİ;

Askerlik süresini borçlanmak sigortalıya her zaman bir avantaj sağlamayabilir. Bu itibarla askerlik borçlanması yapacak sigortalıların borçlanmanın emeklilik şartlarına etki edip etmediğini hesaplatmaları gerekmektedir. Eğer borçlanmanın emeklilik şartları üzerinde bir etkisi olmayacaksa borçlanma yapmamalarını tavsiye ederim.

Askerlik borçlanması iki nedenle emeklilik şartları üzerine etkide bulunur. Birinci etkisi  borçlanılan süre kadar prim gün sayısını arttırıyor olmasıdır. Bu nedenle prim günü eksik olana ve borçlanması halinde prim gününü tamamlayıp hemen emekliliği hak edecek olan sigortalıların borçlanma yapmalarında yarar bulunmaktadır. Çünkü borçlanma yapmaları üzerine emekli olmaları halinde hem emekli maaşı almaya başlayacaklar hem de prim ödemek zorunda kalmayacaklardır. Borçlanma yapmamaları halinde ödeyecekleri prim ve mahrum oldukları emeklilik aylıkları toplamı, borçlanma miktarından daha yüksek çıkacaktır. Bu itibarla da borçlanma yapmalarında yarar bulunmaktadır.

Askerlik borçlanmasının emeklilik şartlarına ikinci etkisi ise ilk defa sigortalı olmadan askerliğini yapanların askerlik borçlanması yapması halinde sigortalılık süreleri, yapacakları borçlanma süresi kadar geriye gidecektir. Burada dikkat edilmesi gereken sigortalılık süresinin başlangıcının askerlik yaptıkları süreye değil askerlik borçlanması yaptıkları süre kadar geriye gideceğidir. Sigortalılık süresinin geriye gitmesi özelliklede bazı sigortalılar için yaş kademelerinde değişmelere neden olacak ve belki sigortalı bir kaç yaş daha önce emeklilik hakkına kavuşacaktır. Çünkü sigortalıların hangi yaşta emekli olacaklarının tespiti sigortalı tescil tarihleri esas alınarak yapılmaktadır. Sigortalıların ilk işe giriş tarihlerine göre yaş kademeleri belirlenmektedir.

Askerlik borçlanması yapıp yapmamaya bu değerlendirmeler yapıldıktan sonra karar verilmesi sigortalıların lehine olacaktır.

ASKERLİK BORÇLANMA TUTARI;

Askerlik  borçlanmasında öncelikle sigortalı tarafından borçlanılacak süre tespit edilir ve ihtiyaç duyulan süre kadar borçlanmak için SGK' ya müracaatta bulunulur. Borçlanma yapacak sigortalı hem borçlanacağı süreyi hem de hangi kazanç üzerinde borçlanma yapmak istediğini yazılı talep formunda belirtir. Sigortalı, kazancı belirtirken asgari ücret ile asgari ücretin 6.5 katı arasındaki bir miktarı belirleyebilir. Belirlenen miktar, sosyal güvenlik mevzuatında her ay 30 gün kabul edildiğinden 30'a bölünür ve günlük kazanç bulunur. Günlük kazancın %32 si borçlanmaya esas primi oluşturmaktadır.

Örneğin; 20 aylık askerlik  borçlanması yapacak bir sigortalı eğer asgari ücret üzerinden borçlanma yapacağını belirtmişse, asgari ücretin günlük miktarı (1.021/30)  34,03 TL olduğundan, bu miktarın %32 sine denk gelen 10.88 TL günlük prim ödemek şartıyla toplamda 6.528 TL  borçlanma bedeli ödeyerek askerlik  borçlanması yapabilir. Sigortalı bu miktarı 1 ay içinde ödemek zorundadır. Bu süre içinde ister defaten isterse peyder pey ödememesi halinde borçlanması iptal edilir. Borçlanması iptal edilen sigortalılar tekrar başvuru yapmak suretiyle yeniden askerlik borçlanmasına başvurmaları gerekmektedir.

 

SORU;  

Sayın Mustafa Keskin;

 Mükellefimin eşi ikinci doğumunu yaptıktan bir ay sonra vefat etti.(11.03.2013)  Müteveffa 18.09.2004 SSK girişli 570 prim günü var. Birinci çocuğa doğum borçlanması yapabiliyor ancak ikinci çocuğa bir aylıkken vefat etmesi nedeniyle bir ay borçlanabilineceği belirtiliyor. Vefat eden sigortalının hem 2008 yılı öncesinde hem de 2008 sonrası hizmet aylarında eksik günler var.
Sigortalının eş ve çocukları SGK' dan tahsis talebinde bulunmaları için ne yapmalılar.Teşekkür ve saygılar sunarım
SMMM Kemal ALGAN

CEVAP:

 

Kemal bey;
Sigortalının hak sahiplerinin ölüm aylığı alabilmeleri için ölen sigortalının son sigortalılığı SSK(4/A) statüsünden bildirilmiş ise 900 gün primi olması gerekmektedir. Bu 900 günün borçlanma yapmaksızın ve fiilen çalışarak ödenen prim gününden oluşması zorunludur. Eğer sigortalının 900 günü yoksa bu defa borçlanma yaparak eğer gün sayısı 1800 güne çıkarıla biliniyorsa o halde de hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanır.
Mükellefinizin eşinin fiili çalışmasından dolayı sahip olduğu prim günü 900 günün altında olduğu için hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanamaz. Ancak borçlanma yapmak sureti ile prim gün sayısı 1800 güne tamamlanırsa hak sahiplerine o takdirde ölüm aylığı bağlanabilir.
Bir çocuğu için yapabileceği doğum borçlanması ile beraber elde edeceği prim günü 1290 gün yapıyor. İkinci çocuğundan dolayı da bir ay borçlandığında, toplam gün sayısı 1320 güne denk gelmektedir ki hak sahiplerinin ölüm aylığı alabilmeleri için gerekli olan 1800 günden az olduğundan hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanamaz.
Eğer çalıştığı işyerlerinde her ay tam çalışmasına rağmen işverenler eksik bildirim yapmışlarsa, hak sahipleri konuyu mahkemeye taşıyarak gün kazanabilirler. Mahkeme kanalıyla gün kazanmaları halinde 900 günü tamamlarlarsa yine hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanır.
Eksik çalıştırılan günler için SGK' ya ek bildirge veya hak sahipleri tarafından şikayet dilekçesi verilmesi halinde büyük ihtimalle ölüm olayı olduğu ve hak kazanmak için bu yola baş vurulduğu düşünülerek verilen bildirge ve dilekçenin gereği olumsuz olacaktır.
Eğer ölen sigortalının yurtdışında geçirdiği süreler varsa bu sürelerde borçlanılabilir.

Mustafa Keskin

Posta Gazetesi
 Sorularınız İçin: mustafakeskin2005@hotmail.com