Facebook'ta Paylas  

YURTDIŞINDA ÇALIŞAN İŞÇİLERE PRİM İNDİRİMİ


                                      

 

Gündemi takip edenler ve iş dünyasının içinde olanlarda bilirler ki ülkemizde son yıllarda istihdam teşvikleri ve istihdamın üzerindeki yüklerin azaltılması ile ilgili çok önemli düzenlemeler yapılmış ve hayata geçirilmiştir. Aslında bu düzenlemeler amaca da hizmet etmiştir. İstihdam üzerindeki maliyetlerin azaltılması ve istihdamın teşvik edilmesi için yapılan düzenlemelerin asıl amacı istidamı arttırıp işsizliği azaltmakla beraber kayıt dışı istihdamı kayıt içine almaktır. Avrupa da işsizlik artarken hatta bazı Avrupa ülkelerinde rekor seviyelere çıkarken, ülkemizde hem ekonominin büyümesi hem de istihdama verilen teşvikler sayesinde işsizlik son yılların en düşük seviyelerine gerilemiştir. Aynı zamanda kayıt dışı istihdam da yıllar itibariyle gerilemeye devam etmektedir. Hükümet bu tür uygulamalarla kayıt dışı ekonomi ve kayıt dışı istihdamla mücadelede konsept değişikliği yaparak kayıtlı istihdamın teşviki yöntemi ile kayıt dışılıkla mücadele metodunu seçmiştir. Bu doğru bir seçim ve ülkemize uygun bir tercihtir. Hükümet son torba yasayla Anayasanın eşitlik ilkesine uygun  olmayan ve vicdanen de rahatsızlık yaratan bir düzenlemeyi daha değiştirmek gereği duymuş ve Türk müteahhitler tarafından çalışmak üzere yurtdışına götürülen Türk işçiler için ödenen uzun vadeli sigorta kolları primlerinde de  yurt içinde çalıştırılan işçiler için uygulanan beş puanlık  indirime gitmiştir.

MEVCUT UYGULAMA;

Türk müteahhitler tarafından yurtdışına götürülen işçiler için mevcut uygulamayı bu köşeden daha önce detaylı olarak yazmıştım. Merak eden okurlarımız o yazımıza Posta Gazetesi arşivlerinden ve Adana Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası Web adreslerinden ulaşabilirler. O yazımda da detaylı olarak anlatıldığı gibi yurtdışında bu şekilde çalışan sigortalıların kısa vadeli sigorta kolları primi ve genel sağlık sigortası primini işverenlerin zorunlu olarak ödemeleri kuralı getirilmiştir. Söz konusu bu primlerin ödenmesi yada bildirimiyle de sigortalı ve hak sahibi konumundaki eş ve çocukları hastalanmaları halinde sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkını elde etmişlerdir. Bunun yanında işveren tarafından sigortalı adına kısa vadeli sigorta kolları yönünden bildirim yapılmasının zorunlu hale gelmesi ile birlikte,  sigortalının geçirdiği iş kazası olayından sonra çalışamadığı günler için ödenek almasının ve özür durumu da göz önüne alınarak sürekli iş göremezlik durumunda bir gelir bağlanmasının yolu açılmıştır. Sigortalılar için Kanunun bu halinin önceki halinden daha faydalı olduğu ortadadır. Kısa vadeli sigorta kolları primlerini işveren yine GSS primlerinin %5 ini sigortalı, %7.5 oranına denk gelen kısmını  işveren ödeyecektir. Ödeme işveren tarafından ücretten kesilmek suretinde yapılacaktır. Sigortalı, iş kazası geçirdiğinde hem sağlık hizmetlerinden faydalanacak hem de çalışma gücünün %10' undan  fazlasını kaybetmişse, bu durumu devam ettiği müddetçe çalışmasa dahi hem gelir alacak hem de gelir aldığı müddetçe sağlık hizmetlerinden kendisi ve bakmakla yükümlü olduğu eş ve çocukları faydalanabilecektir.

EMEKLİLİK PRİMİ YATIRILMASI HALİNDE;

Sosyal güvenlik anlaşması olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenler tarafından çalıştırılan Türk işçiler emeklilikte geçerli olacak uzun vadeli sigorta kolları  primlerini isteğe baplı olarak ödüyorlardı.  Ancak bu işçiler tarafından ödenen isteğe bağlı sigorta süreleri 4/A (SSK) sigortası statüsünde sayılmaktaydı. Yeni düzenleme eğer işveren yurtdışına götürdüğü sigortalının emeklilik primlerini ihtiva eden uzun vadeli sigorta kolları primlerini SGK ya bildirir ve öderse aynen yurt içinde çalışan sigortalılarda olduğu gibi uzun vadeli sigorta kolları prim oranlarının 5 puanlık kısmı, ödenecek primlerden düşülecek ve düşülen kısım hazinece karşılanacaktır. Bu düzenleme yurt dışında çalıştırılan işçiler ve işverenler için olumlu bir düzenleme olmuştur. Ancak Yasa koyucu 5510 sayılı Yasanın 5. maddesinin (g) fıkrasında bir değişiklik yapmaksızın 81. maddeye fıkra eklemesi yapmıştır. Buradan anlaşılması gereken mevcut uygulamanın devam edeceği gibi işverenler de çalıştırdıkları sigortalılar için uzun vadeli sigorta kolları yönünden bildirim yaparak primlerini  ödeyebileceklerdir. Yüzde %20 ye denk gelen 5 puanlık indirim sadece işverenler tarafından bildirim yapılması halinde geçerli olacaktır. Sigortalıların kendi primlerini kendileri yatırarak isteğe bağlı sigortalı olmaları halinde, 5 puanlık indirim yapılmayacaktır. Bu da düzenlemenin ayrı bir çıkmazı olarak karşımıza çıkmaktadır.

İNDİRİMDEN YARARLANMANIN ŞARTI;

İndirimden, yurtdışında çalıştırılan 4/A (SSK) sigortalıları için yararlanılabilecektir. İşveren konumundaki 4/B (Bağ-Kur) sigortalıları indirimden yararlanamayacaklardır. Uzun vadeli sigorta kolları yönüyle  işverenleri tarafından SGK ya bildirilen sigortalılar yararlanabilecekken, primlerini kendileri ödeyen sigortalılar ise yararlanamayacaklardır.

Ayriyeten bu sigortalılar için indirimden yararlanabilmek için işverenlerin aylık prim ve hizmet belgelerini süresinde vermeleri, primlerini süresinde ödemleri ve yanlarında sigortasız işçi çalıştırdıklarının tespit edilmemiş olması gerekmektedir. Prim borçlarını yapılandıran işverenlerde prim indiriminden yararlanabileceklerdir.

Hazineden karşılanan prim tutarları, işverenler bakımından gelir ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınamayacaktır.

SORU;

 Mustafa Bey,

Firmamız, fabrikaların anahtar teslim elektrik taahhüt işlerini devamlı işçileri ile yapmaktadır. Şu ana kadar hiç bir işimizde taşeron çalıştırmadık. Yeni yapacağımız bir işte yeni fabrikasını inşa edecek firma ile elektrik tesisat işleri için sözleşme aşamasına geldik. İşveren firma bizden işin yapıldığı yerdeki SGK biriminde açılış yapmamızı talep ediyor. Biz de bu işin tamamını devamlı personelimiz ile yapacağımızı ve başka bir işyeri dosyası açmak istemediğimizi işverene bildirdik.

Ayrıca şöyle bir durum var. Bizim imalat atölyemizde 10 kişilik ve sahada taahhüt işlerini yapan 10 kişilik 2 ayrı devamlı ekibimiz var. Yeni dosya açmamız halinde inşaat sahasındaki ekibimizi bu yeni dosyaya taşıyacağız. Ancak örneğin işin tamamı 1.000.000 TL ise bunun belki 400.000 TL'lık kısmı işyerimizde imalat personeli tarafından yapılacak. Bunlar için ödenecek SGK primlerine esas ücretler ise asgari işçilik hesabına katılmayacak ve büyük ihtimal iş bittiğinde asgari işçilik tutarı eksik kalacak. İmalat ekibimiz bu iş esnasında atölyemizde farklı işler için de imalat yapıyor olacaktır.

İşin bitiminde devamlı dosyamızdan alacağımız ilişiksiz belgesi işveren açısında bir sorun oluşturuyor mu? Bu işi devamlı dosyamız üzerinden takip edip edemeyeceğimiz hakkında bilgi verirseniz çok memnun olurum.

İyi çalışmalar diliyorum.Saygılarımızla,Barış Şerbetçi

CEVAP:

 

Barış Bey;
Aldığınız elektrik taahhüt işini devamlı işyerinizde imal edip yine montajını dışarıdan personel almadan devamlı işyeri işçilerinizle yaptığınız için taşeron dosyası açmanıza gerek yok.
Devamlı işyeri dosyanızdan, aldığınız taahhüt işini yapabilirisiniz. İş bittiğinde de ilişiksizlik belgesini devamlı işyeriniz için alıp işverene verebilirisiniz. Asıl işveren sizi zorlayarak kendi ödeyeceği işçiliği azaltmaya çalışıyor. Sizin düşünceniz ve uygulamanız doğru.


Mustafa Keskin

Posta Gazetesi
 Sorularınız İçin: mustafakeskin2005@hotmail.com