Facebook'ta Paylas  

BİLMEDİĞİMİZ BİR ŞEYİ DAHA ÖĞRENDİK ! DEMOKRASİNİN BİR KILICI DAHA VARMIŞ !


Kanun 6455

MADDE 1 – 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununa 153 üncü maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.

 

 İlgili Madde hükümlerinin sadece meslek mensuplarını ilgilendiren bölümleri ile  cezalar karşısında ki durumumuzu kanun ve tebliğler çerçevesinde ele aldık.

    


MADDE 153/A –

I.Cİ FIKRA

Başkaca bir ticari, zirai ve mesleki faaliyeti olmadığı halde münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiğinin vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen rapor ile tespit edilmesi ve mükellefiyet kaydının devamına gerek görülmediğinin raporda belirtilmesi üzerine işi bırakmış addolunan ve mükellefiyet kayıtları vergi dairesince terkin edilenlerden, serbest meslek erbabının, şahıs işletmelerinde işletme sahibinin, adi ortaklıklarda ortaklardan her birinin, ticaret şirketlerinde; şirketin, kanuni temsilcilerinin, yönetim kurulu üyelerinin, şirket sermayesinin asgari % 10’una sahip olan gerçek veya tüzel kişilerin ya da bunların asgari % 10 ortağı olduğu veya yönetiminde bulundukları teşebbüslerin, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde bunları idare edenlerin veya düzenlenen raporda fiillerin işlenmesinde bilfiil bulundukları tespit edilenlerin işe başlama bildiriminin alınması halinde, bunlar adına mükellefiyet tesis edilebilmesi için İŞE BAŞLAMA BİLDİRİMİNDE bulunanların ve mükellefiyeti terkin edilenlerin tüm vergi borçlarının ödenmiş ve 6183 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde sayılan nev’iden 75.000 Türk Lirasından ve düzenlenmiş olan sahte belgelerde yer alan toplam tutarın % 10’undan az olmamak üzere teminat verilmiş olması şarttır.

...maddenin devamında....

         3568 sayılı Kanun kapsamında faaliyette bulunan meslek mensuplarından bu maddenin birinci fıkrasında sayılan haller dolayısıyla MÜKELLEFİYETİ TERKİN EDİLENLERİN bu fiillerine İŞTİRAK ettiği inceleme raporuyla tespit edilenler ve bu durumu KESİNLEŞENLER hakkında üç yıl süreyle geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma cezası uygulanır. Bu cezanın uygulanmasında 3568 sayılı Kanunda yer alan usuller tatbik edilir. ... şeklinde devam etmektedir..

    MADDE 153/A – 4. CÜ FIKRA

Birinci fıkrada sayılanlar hariç olmak üzere, 359 uncu maddede yer alan sahte belge düzenleme fiilini işledikleri vergi incelemesine yetkili olanlarca mükellef hakkında yapılan inceleme  neticesinde  düzenlenen  raporla  tespit  edilenlerden  bu  durumları  KESİNLEŞENLERİN, keyfiyetin vergi dairesinin ıttılaına girdiği tarihten itibaren bir ay içinde... şeklinde devam etmektedir...

3568 sayılı Kanun kapsamında faaliyette bulunan meslek mensuplarından dördüncü fıkrada sayılan fiile iştirak ettiği inceleme raporu ile tespit edilen ve bu durumu    KESİNLEŞENLERDEN beşinci fıkrada yer verilen esaslar dahilinde teminat istenir. Verilen sürede teminatın gösterilmemesi halinde dördüncü fıkranın ilgili hükmüne göre işlem yapılır. ...şeklinde devam etmektedir....

           1- DÜZENLEMEYE İLİŞKİN GÖRÜŞÜMÜZ :

           6455 nolu kanunla meslek mensuplarına ilişkin getirilen hükümler ile 3568 sayılı meslek yasamızın çelişmektedir. Şöyle ki:

           a.6455 sayılı yasanın 1.maddesi ile VUK'ya eklenen 153/A maddesi ile "3 yıl süreyle Geçici Olarak Mesleki Faaliyetten Alıkoyma Cezası Uygulanır" hükmü ile 3568 sayılı yasanın cezalar ile ilgili 48.maddesinin hükmü "Geçici olarak meslekî faaliyetten alıkoyma; meslekî sıfatı saklı kalmak şartıyla altı aydan az, bir yıldan çok olmamak üzere meslekî faaliyetten alıkoymadır"

            ( "3568 sayılı Kanunda yer alan usuller tatbik edilir" ifadesi kanunda yer almış ama 3568 de böyle bir ceza yok. Meslek Yasamızda olmayan bir ceza ihdas edilmiştir.)

 b. 6455 sayılı yasanın 1.maddesi ile VUK'ya eklenen 153/A maddesi ile "bunlar adına mükellefiyet tesis edilebilmesi için İŞE BAŞLAMA BİLDİRİMİNDE bulunanların ve mükellefiyeti terkin edilenlerin tüm vergi borçlarının ödenmiş ve 6183 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde sayılan nev’iden 75.000 Türk Lirasından ve düzenlenmiş olan sahte belgelerde yer alan toplam tutarın % 10’undan az olmamak üzere teminat verilmiş olması şarttır" hükmü ile 22 nolu SMMM ve YMM Tebliğinin "Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler tarafından imzalanan İşe Başlama/Bırakma Bildirimlerine istinaden, vergi dairelerince yapılacak yoklamanın sonucu beklenilmeksizin mükellefiyet tesis edilerek vergi numarası verilecek veya terk ettirilecektir. İşe başlama veya bırakmalara ilişkin yoklama işlemleri ise vergi daireleri tarafından, mükellefiyet tesis veya terk tarihinden itibaren en geç 1 ay içinde yaptırılacaktır"

  (Bundan böyle, İşe Başlamak veya şirket kurmak için biz meslek mensuplarına gelenlerin T.C. numarası ile İnternet Vergi Dairesinden sorgulama yapıp Res'en Terk ettirilen gerçek kişi olup olmadığını sorgulamak gerekmektedir. Ayrıca; Res'en Terk ettirilen bir şirketin ortağı olup olmadığına dair Türkiyedeki tüm Ticaret Sicil memurluklarından bir yazı almasını istememiz gerekmektedir. Yoksa 1 ay içerisinde 75.000 TL tutarında Teminat vermemiz gerekmektedir.)

  Ayrıca İşe Başlama/Bırakma Bildiriminin de formatının değişmesi gerekmektedir. Neden derseniz, 22 nolu Tebliğe göre hazırlanan bu bildirim biz meslek mensuplarınca imzalanmakta, ekinde Hizmet Sözleşmesi de verilmesine rağmen Vergi Daireleri hiçbir zaman bu Tebliğe uymamışlardır. Hem bu tebliğin emrettiğine uymayacaksınız, hem bu bildirimde imzan kaşen var deyip 75.000 TL Teminat isteyeceksiniz. İşte buna amiyane tabirle "Bu ne pehriz bu ne lahana turşusu" deriz arkadaşlar..  Madem ki uymuyor ve uygulamıyorsunuz yapmanız gereken şey 22 nolu Tebliği yürürlükten kaldırmak olmalıdır diyoruz..  

  Bir başka önemli ve ciddi bir husus ise 153/A maddesinde "vergi incelemesine yetkili olanlarca mükellef hakkında yapılan inceleme  neticesinde  düzenlenen  raporla  tespit  edilenlerden  bu  durumları  kesinleşenlerin" şeklindeki cümlede geçen KESİNLEŞEN kelimesine hem takıldık hem taktık arkadaşlar. Ne demek kesinleşen neye göre kesinleşen kime göre kesinleşen..  Bize göre muğlak bir kelime bu. Gelecekte bizleri çok üzecek hatta ve hatta birçok meslektaşı mesleğinden ve ekmeğinden edecek bir kelime bu. Bunu mikro düzeyde Odamızda, Makro düzeyde Türmob'da değerlendirmek, yetkin Hukukçulardan görüş almak ve ona göre meslektaşları aydınlatmak gerekir kanaatindeyiz.  

  Umarız bu husus Maliye Bakanlığının dikkatini çeker ve yayınlayacakları bir tebliğ ile kanunda ifade edilen KESİNLEŞEN kelimesinin YARGI KARARI olduğu net olarak tarif edilir. Göz nuru döken maddi ve manevi zorluklar içerisinde bu meleği seçenler bu tür kuşku içinde kalmaz ve mesleğin gereğini rahat ve huzur içinde yaparlar. Bu ve buna benzer yaptırım TEHDİDİ İÇİNDE OLAMADAN vergi idaresi ile birlikte hareket etme imkanı bulurlar.. diye düşünüyoruz.

4 SIRA NO'LU VERGİ BEYANNAMELERİNİN SERBEST MUHASEBECİ VE SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLERCE İMZALANMASI HAKKINDA GENEL TEBLİĞ

A) Denetim Elemanlarınca Yapılacak İşlem

Meslek mensubunun bu Tebliğle belirlenen sorumluluk çerçevesinde müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun tespit edilmesi halinde, söz konusu inceleme raporlarının onaylı birer örneği denetim elemanlarınca, meslek mensubunun bağlı bulunduğu vergi dairesine ve disiplin cezası yönünden de gereği yapılmak üzere meslek odasına ayrıca gönderilecektir.

 3568 Sayılı Kanun Madde 48 Disiplin cezaları: 9. CU FIKRA   

 Mükellefle birlikte kasten vergi ziya'ına sebebiyet verdikleri mahkeme kararı ile KESİNLEŞEN meslek mensuplarına, meslekten çıkarma cezası verilir.

Disiplin yönetmeliği  ise;

KARARLARIN KESİNLEŞMESİ Madde 29-                                                                       

Birlik Disiplin Kuruluna otuz gün içinde itiraz edilmeyen ilgili Oda Disiplin Kurulu kararları, itiraz süresinin geçirilmesi ile kendiliğinden kesinleşir ve gereği ilgili Oda tarafından derhâl yerine getirilir. Süresinde itiraz edilen dosyalarda ise, Birlik Disiplin Kurulunun verdiği kararlar kesindir. Ancak, Birlik Disiplin Kurulunun itirazların reddine ait kararları, Maliye Bakanlığının onayı ile kesinleşir. İlgililer bu kararlara karşı, kararların iş veya ikametgâh adreslerine bildirim tarihinden itibaren idarî yargıya başvurabilirler.

 2- DÜZENLEMEYE İLİŞKİN GÖRÜŞÜMÜZ      

     Ana kanunumuz Meslekten çıkarma cezasının uygulanmasını Ancak Mahkeme kararı ile KESİNLEŞMESİ HALİNDE verilir diye tanımlamış olmasına rağmen Disiplin yönetmeliğinde ise MALİYE BAKANLIĞININ ONAYI ile kesinleşir ifadesiyle kanunun ruhuna ve uygulanmasına aykırı olarak görülmektedir.

     Bu yargısız infazdır. Bir müfettişin tek taraflı yazdığı rapora istinaden böyle bir kararın alınması hukuka aykırıdır. En önemlisi de Anayasanın "Herkes suçu sabit oluncaya kadar masumdur" ilkesine aykırıdır. Dolayısıyla kesinleşen ifadenin önüne YARGI yoluyla kesinleşir ifadesinin konmasında yarar vardır. Disiplin Yönetmeliğinde 29. maddesi Maliye Bakanlığının onayı ile kesinleşir diyor. Maliye Bakanlığının onayladığı Meslekten Geçici Olarak Alıkoyma ve Meslekten Çıkarma cezası alanlar Yargı yoluna baş vurduklarında ve sonunda aklanmaları halinde ne olacak. Yazık değil mi, günah değil mi böylesi bir duruma maruz kalan meslek mensubuna. Bu duruma maruz kalıp aklanan ve ilgili Kurumlar hakkında dava açık kazananlar olmuştur. Kazanmak, ne meslek mensubunu tatmin eder ne de kişiyi eski konumuna getirir. Dolayısı ile dileğimiz meslek sahibi olana kadar yaşadığı maddi manevi zorluklar göz önünde tutulduğunda kişiyi meslekten men etmek ancak YARGI kararı kesinleştikten sonra olmalıdır.

     Aman dikkat diyoruz sevgili meslektaşlarımız. Yetki Maliye Bakanlığında. Hakkımızda yazılacak bir olumsuz rapora istinaden "İLERİDE TELAFİSİ MÜMKÜN OLMAYAN İŞLEMLERDEN DOLAYI” şeklinde bir cümle ile başlayan bir gerekçe ile E-Beyanname Şifrelerimiz otomatikman kapatılacaktır.

 Son olarak da şunu söylüyoruz:

      Biz bu yazımızda asla suç ve suçluyu haklı göstermek çabasında değiliz. İşlenen bir suç varsa bu suçu işleyen veya iştirak eden meslektaşımızın cezası olması gerekir diyoruz. Ama bu meslektaşımızın bir itirazı varsa hiçbir kurum peşinen sen suçlusun demesin, kimse kendini Yargı yerine koymasın. BIRAKSINLAR BUNA YARGI KARAR VERSİN diyoruz.

      Yukarıda sayılan fiillere iştirak etmiş ve bu husus yargı kararı ile kesinleşmiş olan meslektaşların da bu meslekte yeri olamayacağı düşüncesindeyiz.

     SACİT  ÇULHA SMMM Adana