Facebook'ta Paylas  

TAKSİ VE DOLMUŞ ŞOFÖRLERİNE AVANTAJLI SİGORTALILIK


                             

 

 İsteğe bağlı sigortalılık ve tarım işlerinde süreksiz çalışanların sigortalılığı haricinde sosyal güvenlik uygulamalarında üç tür sigortalılık tanımı vardır.

Bunlardan birincisi kendi nam ve hesabına çalışanların sigortalılığıdır (4/B). Bu kapsamda sigortalı olanlar vergi mükellefleri, esnaf ve sanatkarlar, şirket ortakları, muhtarlar, tarımsal faaliyette bulunanlardır. İkinci tür sigortalılık kapsamına ise bir işverenin yanında hizmet akdine tabi çalışanlar girmektedir (4/A). Bunlar işçi statüsünde çalışanlardır. Üçüncü tür sigortalılık ise devlet memurlarının sigortalılığıdır (4/C).

Sosyal güvenlik mantığı aslında saydığımız bu üç sigortalılık türüne göre işlemektedir. Ancak bazen Kanun koyucu uygulamalardaki problemler ve hedef kitlenin, işleyişten kaynaklanan sıkıntılarını da göz önüne alarak istisnai sigortalılık türleri oluşturmaktadır. Kanun koyucu bu kapsamda  01.03.2011 tarihinden geçerli olmak üzere sosyal güvenlik Kanununda değişikliğe gitmiş ve aslında yukarıda verdiğimiz tanımlar çerçevesinde 4/A sigortalısı olması gereken ve primleri işverenleri tarafından ödenmesi gereken taksi, dolmuş ve benzeri nitelikteki şehir içi toplu taşıma araçlarında çalışanların sigortalılıklarını, yine aynı statüde (4/A) sayılmak üzere  primlerinin, isteğe bağlı sigortalılar gibi kendileri tarafından ödenmesi esasına dayanan , genel teamüllerin dışında bir sigortalılık tanımı yapılarak avantajlı bir konum sağlanmıştır.

Bu avantajlı konumdan, sadece ay içerinde 10 günden daha az taksi, dolmuş ve benzeri nitelikte şehir içi toplu taşıma araçlarında çalışanlar  yararlanabileceklerdir. Taksi, dolmuş ve benzeri nitelikteki şehir içi toplu taşıma araçlarında çalışanlardan ay içinde 10 günden daha fazla çalışan sigortalılar, işverenleri tarafından normal sigortalılar gibi SGK ya bildirileceklerdir.

Bu düzenleme öncelikle şehir içi taksi, dolmuş gibi toplu taşıma yapan plaka sahiplerini korumakta ve çalışanların da sigortalılığını sağlamayı amaçlamaktadır.

 

BU AVANTAJLI SİGORTALILIKTAN KİMLER YARARLANABİLİR:

Taksi, dolmuş ve benzeri nitelikteki şehir içi toplu taşıma araçlarında ay içinde 10 günden daha az çalışanların bu avantajlı sigortalılıktan yararlanabilmesi için öncelikle SSK(4/A), Bağ-Kur(4/B), Devlet Memuru (4/C) sigortalık türlerinden birinden sigortalı olmaması gerekmektedir. Hatta isteğe bağlı sigortalı dahi olmamaları gerekmektedir. Yine kendi çalışmasından dolayı SGK dan gelir ve aylık alanlarda, ay içinde 10 günden daha az çalışmış olsalar dahi bu avantajlı sigortalılık uygulamasından yararlanamazlar. Bu şartları taşıyıp ta bu haktan yararlanma konumunda olan kişi, eğer ay içinde 10 günden daha fazla çalışması varsa onlarda bu konumdaki sigortalıktan yararlanamazlar. Emekli aylığı alan kişi taksi yada dolmuşta ay içerisinde 10 günden daha az çalışıyor olsa bile çalıştıran tarafından, sosyal güvenlik destek primi ödenerek sigortalılığı sağlanmalıdır.

PRİM GÜNLERİNİN HESABI:

Bu sigortalılık tanımına tabi olarak çalışanların sigorta primleri, kendileri tarafından  ödenmektedir. Şehir içi toplu taşıma araçlarında ay içinde 10 günden az çalışanlar,  öncelikle Şehir İçi Toplu Taşıma Araçlarında Kısmi Süreli Çalışanlara Ait Giriş Bildirgesi” ni,  ekinde  araç sahibiyle şoför arasında imzalanan, kısmi süreli iş sözleşmesi ile birlikte, şoförlük mesleğini yaptıkları ilin sosyal güvenlik müdürlüğüne yada ilçenin sosyal güvenlik merkezine müracaat etmeleri gerekmektedir. Yasa maddesinin yürürlüğe girdiği  01.03.2011 tarihi ile 31.12 2011 tarihi arasında sigortalı olanlar, aylık 30 günlük hizmet karşılığında 18 günlük prim öderler. Yani aylık 18 günlük prim ödeyerek 30 günlük hizmet kazanmış olurlar. Prime esas kazanç beyanlarını kendileri, asgari ücret ile asgari ücretin 6.5 katı arasında belirleyebilirler. Örneğin; asgari ücret üzerinden prim ödemek istemeleri halinde, aylık asgari ücretin 18 günlük miktarına denk gelen tutar üzerinden %32.5 oranında prim ödeyerek sigortalı olurlar. Takip eden her yıl için bir puan artırılmak suretiyle otuz katını geçmemek üzere prim ödeyeceklerdir. Bu da 2012 yılında 19 günlük,2013 yılında da 20 günlük kazanç üzerinden prim ödeyecekleri anlamına gelmektedir.

 

 EMEKLİLİK ŞARTLARI:

Şehir içi toplu taşıma araçlarında ay içinde 10 günden az çalışanlar, her ne kadar bu yıl için 20 güne denk gelen kazanç üzerinden  %32.5 oranında prim ödeseler de her ay 30 gün üzerinden hizmet günü kazanacaklarından, emeklilik şartları yönünden bir dezavantaj oluşmayacaklardır. Hatta bunların sigortalılıkları SSK(4/A) kapsamında sayıldığından en avantajlı grup olarak emekli olacaklardır. Kısacası az prim ödeyerek, kendisinden daha fazla prim ödeyenlerle aynı seviyede emeklilik maaşını hak edeceklerdir. Bu sınıfa dahil olan sigortalılar,  kendileri arzu etmeleri halinde işveren ve sigortalı hissesine denk gelen %3 oranında işsizlik sigortası primi ödemeleri şartıyla, işten ayrılmaları halinde işsizlik ödeneği almayı da hak ederler.

SORU;

Sayın Mustafa Keskin,

Ben 01.01.1950 doğumluyum. 10 yaşımda geçirdiğim bir travma sonucu sol gözümün lensi yerinden koparak, sol gözümde görme sorunum oluştu. Lens, göz küresi içinde asılı, iris de ışığa duyarsız, sürekli açık şekilde kaldı. Yıllar sonra (1993 yılında), MÜTF Göz Servisinde, bu kopuk lens yerinden alınarak, ön kamera girişimi yapıldı, ancak, retina önünde kistoik maküla ödemi olduğu için yine görme sağlanamadı. Bundan sonraki defalarca, tedavi girişimlerim de sonuçsuz kaldı ve düzelmesinin mümkün olamayacağı bildirildi. Ben bu sakatlıkla, zor da olsa okullarımı, üniversiteyi bitirdim, hatta, doktorun onay vermemesi, benim de vatansever olmamdan duygulanarak yedek subay olarak da askerliğimi tamamladım. Memur olarak 1977'de işe girdim, halen çalışıyorum, 2 yıl sonra yaş haddinden emekli olacağım.

Sizden ricam şu: Acaba, durumum gelir vergisi indirimine uygun mudur? Eğer öyle ise yüzdesi ne olabilir ve geçmişe de dönük olabilir mi? Beni aydınlatırsanız çok memnun olurum.

Saygılarımla. İsmail Hakkı Aksu /Kadıköy İstanbul

 

 CEVAP:

İsmail Bey;

Vergi indiriminden devlet memurları da yararlanabilir. Ancak vergi indiriminden yararlanabilmeniz için özür durumunuzun %40 dan fazla olması gerekmektedir.

Vergi dairesi müdürlüğüne başvuruda bulunun ve vergi indiriminden yararlanmak istediğinizi belirtin. Onlar sizi bir sağlık kuruluşuna sevk edeceklerdir. Oradan alacağınız raporu Vergi Dairesi, Gelir İdaresi Başkanlığına gönderecek ve özür durumunuz burada tespit edilecektir. Eğer özür durumunuz %40 dan fazla çıkarsa vergi indiriminden yararlanabilirsiniz. Ancak geçmiş ay ve yıllar için yararlanmanız mümkün değil.

 
Mustafa Keskin

 

Posta Gazetesi
 Sorularınız İçin: mustafakeskin2005@hotmail.com