Facebook'ta Paylas  

İŞTEN ÇIKARILANLARLA İLGİLİ YAPILAN İŞLEMLER


                             

 

 İşçi, işvereni tarafından işten çıkarılması halinde hemen iki kuruma başvurmaktadır. Birinci kurum İş-Kur' dur ve işçi işsizlik ödeneği almak için İş-Kur' a başvurmaktadır. İkinci kurum ise Mahkemelerdir. İşçi Mahkemelere de işe iade davası açmak için başvurmaktadır. İşsizlik ödeneğini hak eden ve İş-Kur' dan işsizlik ödeneği alan işçi, işten çıkarıldığı tarihten itibaren, eğer çalıştığı işyerinde 30 kişiden  daha fazla işçi çalışıyorsa ve 6 aydan fazla süre o işyerinde çalışması varsa işe iade davası açmaktadır. İşe iade davaları Mahkemelerdeki iş yüklerine göre değişmekle beraber, Yargıtay sürecide dahil bir buçuk iki yıldan aşağı sürede sonuçlanmamaktadır. Yargılama sonucuna göre Mahkeme, işçiyi ya işe iade etmekte yada iş akdinin geçerli yada haklı sebeple sona erdirildiğine hükmetmektedir.

İŞSİZLİK ÖDENEĞİ ALMA ŞARTLARI;

İşsizlik ödeneğini hak edecek şekilde işten çıkarılan işçiler, eğer işten çıktıkları tarihten geriye doğru 120 gün kesintisiz işsizlik sigortası primi ödemişlerse ve işten çıkarıldığı tarihten geriye doğru 3 yıl içinde 600 günlük sigortası da mevcutsa işsizlik ödeneği hak etmektedir.

İşten çıkarılan işçi son üç yıl içinde 600 gün işsizlik sigortası primi ödemişse 180 gün, 900 gün işsizlik sigortası primi ödemişse 240 gün, 1080 gün işsizlik sigortası primi ödemişse 300 gün işsizlik sigortası ödeneği almayı hak etmektedir.

Genelde davalar bir yıldan daha uzun sürdüğü için işsizlik ödeneği alan işçinin, işsizlik ödeneği alma süresi bittikten sonra davalar sonuçlanmaktadır.

İŞE İADE EDİLENLERLE İLGİLİ YAPILAN İŞLEMLER;

İşe iade edilen işçiler, karar kesinleşinceye kadar geçen, geriye dönük dört aylık ücretlerini işverenden almakta ve alınan ücretlerle ilgili sigorta primleri ve yanında işsizlik sigortası primleri , ödenen ücret den kesilerek işveren tarafından SGK' ya yatırılmaktadır.

İşe iade edilen işçiyi eğer işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, ayrıca Mahkemece öngörülen ve dört ücret ile sekiz ücret arasında değişen iş güvencesi tazminatını işçiye ödemek zorundadır. İşe başlatılmayan işçiye işveren tarafından ödenen  iş güvencesi tazminatından dolayı işveren sosyal güvenlik ve işsizlik sigortası primi ödemez.

Birinci paragrafta bahsettiğimiz prime esas ücret niteliğindeki ödemeden dolayı işveren, SGK ya geriye doğru ek aylık prim ve hizmet bildirgesi vermek zorundadır. İşsizlik ödeneği alan işçi için işveren tarafından  geriye doğru, işsizlik ödeneği aldığı ayları da kapsayacak şekilde sigorta prim belgesi vermesiyle birlikte hem sigortalı olma durumu hem de sigortalı olduğu günler için işsizlik sigortası ödeneği alma durumu ortaya çıkacaktır. Yani işçiye sigortalı olduğu ve işvereni tarafından ücret ödemesi yapılan günler için birde İş-Kur tarafından işsizlik sigortası ödeneği ödenmiş olacaktır.

YERSİZ ÖDEMENİN TESPİTİ;

Bu konuda Kurum zararı oluşmaması için İş-Kur her ay SGK' dan ek aylık prim ve hizmet belgesi verilen sigortalıların listesini alarak bu sigortalılardan hangilerine işsizlik ödeneği ödendiğinin kontrolünü yapmalıdır. Hak ettiği işsizlik ödeneğinin tamamını almış sigortalılar için, işverenleri tarafından mahkeme kararına istinaden  sonradan verilen aylık prim ve hizmet belgeleri ile bildirimleri yapılan işçilerle  ilgili İş-Kur işletim sistemi tarafından geriye doğru kontrol yapılmadığından, bu durumda olan sigortalılar hem iş-Kur dan işsizlik ödeneği alırken hem de Mahkeme kararına istinaden işverenlerinden aynı aylar için ücret almış olacaklardır. Söz konusu bu durum daha sonra yapılan Sayıştay incelemeleriyle ortaya çıkarıldığında Kurum personelleri zimmetle karşı karşıya kalacaklardır.

ÇALIŞMA BAKANLIĞINA ÖNERİ;

Bu durumdaki işlemlerden dolayı Kurum zararı oluşmaması ve işçiler yönüyle de haksız kazanç elde edilmemesi amacıyla Bakanlık bir dizi tedbirler almalıdır. Bu tedbirlerin birincisi SGK'  nın  her ay süresi dışında verilen aylık prim ve hizmet belgesiyle Kuruma bildirilen sigortalıların isimlerinin, İş-Kur' a bildirilmesidir. İş-Kur aynı ay için hem işvereninden ücret almış ve sigortası yapılmış hem de işsizlik ödeneği almış sigortalıların tespitini yapıp yersiz ödenen işsizlik ödeneğinin tahsili yoluna gitmelidir.

Burada yersiz olarak ödenen işsizlik ödeneğinin tahsili ile ilgili takip edilmesi gereken en kestirme yol ise Kanun değişikliği yaparak mahkeme kararı ile dört aylık ücreti ödenen işçiye işveren tarafından ödeme yapılmadan İş-Kur'a yazı ile işsizlik ödeneği yapılıp yapılmadığının sorulması, eğer yapılmışsa, İşveren tarafından sigortalıya ödenecek ücretten öncelikle yersiz alınan işsizlik ödeneğin işveren tarafından kesilmesi, kesinti yapılan miktarın İş-Kur hesaplarına yatırılması sağlanmalıdır. Eğer varsa kalan kısım sigortalıya ödenmelidir. Ücretlerden kesinti ancak dörtte bir oranında yapılabildiğinden bu konuya özgü  yasal düzenleme yapılması gerekmektedir.

SORU;

Merhaba Mustafa Bey.

Benim sorum 2011 yılında çıkan SGDP taksitlendirmesine başvurduk ve ödemelerimizi düzenli ödüyoruz şimdi 2013 yılında çıkan faiz silme affından yararlanamıyoruz bu doğrumudur böyle bir hakkımız yok mu? Teşekkür ederim...Mehmet Harman

CEVAP:

Mehmet Bey;
Her iki affında şartları aynı. Eğer siz önceki aftan yararlanmışsanız ve ödeminizi aksatmadan devam ettiriyorsanız, yeni affa başvurmanıza hem gerek yok hem de sizin için bir avantajı yok.
Kolay gelsin.

 
Mustafa Keskin

 

Posta Gazetesi
 Sorularınız İçin: mustafakeskin2005@hotmail.com