Facebook'ta Paylas  

SOSYAL GÜVENLİK DESTEK BORCU OLANLAR DİKKAT; SON ŞANS


                       

 

 

 Prim borcu olanlara son af, 6111 sayılı Yasayla 13.02.2011 tarihinde çıkmıştı. Hem kendi adına borcu olan sigortalılar (isteğe bağlı sigortalılar,şirket ortağı ve vergi mükellefi olan 4/B sigortalıları v.b) hem de yanında sigortalı çalıştırıp ta primini zamanında ödeyemeyen işverenler, yoğun bir talepte bulunarak bu aftan yararlanmaya çalışmışlardı. Söz konusu aftan yararlananlar halada af kapsamında taksit ödemelerine devam etmektedirler.

Aynı aftan, emekli olup ta kendi nam ve hesabına ticari faaliyette bulunan yada şirket ortaklığı olan sigortalılarda yararlanabilmekteydi. Ancak bu durumda olanlar için SGK' da prim borcu tahakkukları yapılmayanlar borçlarının olup olmadığından habersiz olduğundan, daha önce SGK tarafından borç tebligatı gönderilemediğinden söz konusu aftan yararlanamadılar. Affın süresi geçtikten sonra SGK bu kapsama giren emekli sigortalılarla ilgili sistem üzerinden tespitler yapıp borç tahakkukları oluşturmaya başlayınca sigortalılara altından kalkmakta zorlanılacak borçlar çıkmaya başladı.

Kurum emekli sigortalılara daha fazla mağduriyet yaşatmamak için af süresi geçtikten sonra borç çıkarılmasını da göz önünde bulundurarak sosyal güvenlik destek primi borçlarının tamamına yeniden af yapılandırması düzenlemesi çalışması yaptı ve sadece sosyal güvenlik destek prim borcunu kapsayan kısmi af yasası 10.01.2013 tarihinde çıktı.

HANGİ PRİM BORCU AF KAPSAMINA ALINMIŞTIR;
      Sosyal güvenlik destek primi (SGDP), emekli sigortalıların ticari faaliyette bulunmaları yada hizmet akdine tabi çalışmaları halinde SGK ya ödenmektedir.  Sosyal güvenlik destek prim borçları tamamı, 10.01.2013 tarihli yasayla yürürlüğe giren af kapsamında değildir. Sadece emekli maaşlarından kesilmesi gereken SGDP borçları af kapsamına alınmıştır. Emekli sigortalıların af kapsamında prim borçlarının olması için, hangi Sosyal Güvenlik Kurumdan emekli olursa olsun, emekli olduktan sonra vergi mükellefi yada şirket ortaklığı şeklinde bir ticari faaliyetinin olması gerekmektedir. Emekli olup ta tarımsal faaliyette bulunanlar sosyal güvenlik destek primi ödeme yükümlüsü olmadıklarından onlara borç çıkarılamayacaktır. Yine vergiden muaf olup esnaf ve sanatkar olarak faaliyette bulunanlardan aylık gelirleri asgari ücretten az olduğunu belgelendirenlerde sigortalı sayılmayacağından borç tahakkuku yapılmayacaktır. Faaliyete ilişkin giderleri çıktıktan sonra aylık geliri asgari ücretten az olduğu halde sosyal güvenlik destek prim borcu çıkan vergiden muaf esnaf ve sanatkarlarımız varsa onlar öncelikle gelirlerinin asgari ücretten az olduğuna dair belgelendirmeleri yapmaları gerekmektedir. Aylık gelirlerinin asgari ücretten düşük olduğunu geriye doğru belgelerlerse belgelendirdikleri tarihten bu yana tahakkuk etmiş sosyal güvenlik destek prim borçları SGK tarafından silinecektir. Aylık gelirlerinin asgari ücretten düşük olduğunu belgelendiremeyenlere çıkacak SGDP borcu da yine bu kapsamda olup aftan yararlanılacaktır. Değerli okurlarım, birde anonim şirket kurucu ortağı olup ta yönetim kurulu üyeliği bulunmayan ancak emekli olması dolayısıyla sosyal güvenlik prim borcu çıkarılan emekli sigortalılarımız da varsa onlarda 01.10.2008 tarihinden itibaren sigortalı olmayacaklarından dolayı bu tarihten sonraki aylar için çıkarılan sosyal güvenlik destek prim borçlarına itirazda bulunsunlar. İtirazda bulunmaları halinde onlarında 01.10.2008 den sonraki sosyal güvenlik destek prim borçları silinecektir.

 

 BAŞVURU SÜRESİNE  DİKKAT!

Emekli sigortalılarımızdan yukarıda ayrıntılarıyla belirttiğim kapsamda borcu olanlar, bulundukları ilin sosyal güvenlik il müdürlükleri yada sosyal güvenlik merkez müdürlüklerine 31.05.2013 tarihine kadar yazılı olarak başvuruda bulunmaları gerekmektedir. Süresi içinde başvuruda bulunmayanlar bu haklardan yararlanamayacaklar ve borçlarından dolayı SGK, emekli maaşlarından kesinti yapmaya başlayacaktır. SGK' nın iyi niyetli bu davetine icabet edilmeli ve  daha büyük mağduriyetler yaşanmamalıdır.

SORU;

Merhaba Mustafa bey,

Arkadaşımın kızı tıp fakültesini Türkiye’de bitirdi ve TUSU(Yabancı uyrukludur ) kazandı.(Yabancı uyruklu asistan (kendi imkanlarıyla burslu değil )olarak göreve başlayacak.Türkiye’de çalışan ve sigortalı olan Babasının sigortasından yararlanıyor. Sormak istediğim:

-Bu kız yurt dışından biri ile evlilik yaparsa, eşi yurt dışında yaşıyorsa kızın Türkiye’deki  sigortalılığı nasıl olacak.

- ileride vatandaş olursa sigortalılığı nasıl olacak. Vatandaş olacak amma yabancı asistan olarak devam ettiği için hiçbir yerden maaş alma durumu olmayacak.

Tıp fakültesindeki öğrenciliklerinden sonra yaptıkları fahri asistanlıkta geçen sürelerde GSS olma zorunluluğu yoktur diye yazmışsınız. Bu şart bu kızı da kapsıyor mu?

Bilgi verirsiniz seviniriz.Melahat Yusufova

 

 CEVAP:

Melahat Hn;

Tıp fakültesinde uzmanlık eğitimi alanlar artık öğrenci konumunda değillerdir. Ancak uzmanlık eğitimi gören kişi kadın olduğundan TC vatandaşı olsun yada olmasın TC vatandaşı olan yada Türkiye de ikamet ederek çalışmasından dolayı sigortalı olan babasının üzerinden evleninceye yada kendi adına sigortalı bir işte çalışıncaya kadar sağlık hizmetlerinden yararlanmaya devam eder.

Bu kız öğrencimiz ister bir Türk’le isterse yurtdışından bir yabancı ile evlenirse babası üzerinden sağlık hizmetlerinden artık yararlanamaz.

Yabancı uyruklu olduğu için GSS’ li olabilmesi için ikamet izninin olması ve Türkiye’de bir yıldan daha fazla süre ikamet etmiş olması gerekmektedir.

Eğer Çalışma Bakanlığından alınmış ikamet izni varsa ve bir yıldan fazla bir süredir Türkiye’de ikamet ediyorsa her ay 225.27 TL ödeyerek GSS’ li olabilir.

Eğer Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olursa problem kalmaz hemen GSS’ ye başvurur ve gelir durumuna göre GSS primi ödeyerek sağlık hizmetlerinden yararlanır. Türkiye'de tıp fakültelerinde uzmanlık eğitim alan ve ikamet izni olmayan yabancı uyruklu öğrenciler GSS' li olamazlar.

Mustafa Keskin
Posta Gazetesi
 Sorularınız İçin: mustafakeskin2005@hotmail.com