Facebook'ta Paylas  

ÜNİVERSİTEYİ KAZANANLARA MÜJDE


                      

 

     Değerli  Posta okurları, 29 Eylül 2012 günü bu köşeden Çocuğu üniversiteyi  kazanan aileleri uyaran bir yazı kaleme almıştım.Yazıda hem aileler uyarılıyor hem uygulamadaki çarpıklık ortaya konuyor hem de yapılması gerekli değişiklikler yer alıyordu. Öncelikle yazıyı size bir hatırlatmak istiyorum. Yazıda aynen "On dokuz yaşında liseyi bitirip, üniversiteyi kazanan çocuklar içinde ailelerin dikkat etmesi gereken bir durum söz konusudur. Çocuk liseyi bitirmekle beraber aynı yıl üniversiteyi de kazanırsa liseyi bitirdiği tarih olan 30 Haziran ile üniversite kaydını yaptırdığı tarih arasında kalan dönemde eğitim-öğretim hayatı olmadığından GSS kapsamında sigortalı olmak zorundadır. Bu kapsamda olan çocuklar 30 Temmuza kadar gelir testlerini yaptırmak zorundadırlar. Üniversite kayıtlarını yaptırdıktan sonra üniversitede okuduklarına dair belgeyi SGK ya vermek koşulu ile 25 yaşını dolduruncaya kadar yine anne-babaları üzerinde sağlık hizmeti almaya devam ederler. Yasanın yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden önce bakmakla yükümlü kapsamında sayılan kız çocukları yaşa tabi değildir.

   Yasa Koyucu, burada da başarılı,okulunu zamanında bitiren , üniversiteyi hiç ara vermeden kazanan ve bu  minvalde  de devlete maliyeti daha az olan öğrencileri, bütünlemeye kalarak okulu bitiremeyen öğrencilere kıyasla cezalandırmış algısı uyandıracak bir düzenleme yapmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı, eğitim-öğretim yılının üniversiteler için öngörülen son kayıt tarihini baz alarak tespit ederse problem kendiliğinden ortadan kalkmış ve adalet sağlanmış olur." denilmekteydi.

SGK yetkilileri olaya duyarlı yaklaştılar ve toplumda bir çok insanı olumsuz etkileyen ve haksız bir uygulama intibahı veren ve toplumsal vicdanı yaralayan uygulamayı değiştirdiler. Duyarlılıklarından dolayı SGK yetkililerini kutluyorum.

SGK, bazı uygulamalarında değişiklikler içeren Yasal düzenlemelerin  yer aldığı torba yasa hazırladı ve yasa TBMM den geçti. Meclisten geçen ve Cumhurbaşkanı tarafından da onaylanan yasa ile  5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasına aşağıdaki cümle eklendi ve “Ayrıca, lise ve dengi öğrenim görülmesi sebebiyle bakmakla yükümlü olunan kişi veya hak sahibi sıfatıyla sağlık hizmetinden yararlandırılan çocuklar, 20 yaşını dolduracakları tarihi aşmamak kaydıyla bu öğrenimlerini bitirmelerini izleyen tarihten itibaren 120 gün süreyle aynı kapsamda sağlık hizmetlerinden yararlanmaya devam ederler.” hükmü getirildi.

Bu hüküm ile çocukları üniversiteyi kazandığı için adeta cezalandırılan aileler rahat bir nefes almış oldular.

 UYGULAMADA NE DEĞİŞTİ:

Ülkemizde artık her vatandaş Genel Sağlık Sigortalısı(GSS).   Bir kısmı prim ödemeden GSS li olurken bir kısmı da gelir durumlarına göre belli miktarlarda prim ödeyerek GSS li olmaktadırlar. Ancak sistem hiç kimseyi genel sağlık sigortası dışında bırakmamaktadır. Hal böyle olunca genel sağlık sigortalılarının durumlarında değişiklik olduğunda eğer kendileri, durum değişikliğinden sonra yapmaları gereken gelir testi başvurularını yapmazlarsa, sistem  durum değişikliğini takip eden aydan itibaren prim tahakkukunu asgari ücret üzerinden yapmaktadır. Bu da kişilerin yada ailelerin her ay  117.4 TL genel sağlık sigortası primi ödemekle karşı karşıya kalmaları anlamına gelmektedir. 30 Haziranda liseyi bitirip üniversiteyi de kazanan öğrenci 18 yaşından büyük olması halinde anne ve baba üzerinden sağlık hizmeti alma hakkını kaybetmektedir. Kendi adına Genel Sağlık sigortalısı olması gerekmektedir. Öğrenci bu zorunluluğu bilmediğinden yada önemsemediğinden GSS sigortalısı olması hasebiyle yapması gereken gelir testini yaptırmamasından dolayı, SGK öğrenciye üniversite kaydını yaptırıncaya kadar asgari ücret üzerinden GSS prim borcu çıkarmaktaydı. Bu yasal değişiklikle beraber artık üniversiteyi kazanmış 18 yaşından büyük öğrenciler okullarını bitirdikleri 30 Haziran ile 30 Ekim arasında anne babaları üzerinden sağlık hizmeti almaya devam edeceklerdir. Kendi adlarına GSS primi ödemeyeceklerdir.

 SGK BORÇ ÇIKARMIŞSA ÖĞRENCİLER NE YAPMALI;

Bu yasal düzenleme yapılmadan önceki uygulama nedeniyle SGK, bu durumda olan binlerce öğrenciye GSS prim borcu tahakkuk ettirdi ve ödemeleri için ailelere tebligatlar gönderildi. Bu durumda olan aileler ve öğrenciler SGK tarafından çıkarılan bu içerikteki borçları ödemesinler. Çünkü Kanunun bu düzenlemesi 01.06.2012 tarihinden geçerli olacaktır. Ancak SGK borcu kendiliğinden silmezse GSS prim borcu olanlar sağlık hizmetlerinden faydalanamayacağından öğrencilerin SGK' ya bu düzenlemeyi de hatırlatarak başvuruda bulunmaları gerekmektedir. Çıkan borcu ödeyen sigortalılar varsa onlarda SGK tarafından yersiz alınan primlerini tekrar iade etmesi için yazılı başvuruda bulunması gerekmektedir.

ÜNİVERSİTEYİ KAZANAMAYANLARIN DURUMU;

Kanun koyucu üniversite kazanan yada kazanmayan diye ayrım yapmadan top yekun bir düzenleme yaptığından öğrenci eğer 18 yaşından büyükse üniversiteyi kazanamamış olsa bile 30 Ekime kadar kendisine GSS prim borcu çıkarılmayacaktır. Ancak 30 Ekimden sonraki aylar için eğer gelir testi yaptırmazsa asgari ücret üzerinden GSS prim borcu çıkarılacaktır. Bu itibarla 18 yaşını tamamlamış ancak üniversiteyi kazanamamış  tüm öğrencilerimizin 30 ekimi takip eden bir ay içinde gelir testlerini yaptırmaları gerekmektedir.

SORU;

İyi günler Mustafa Bey;

Posta gazetesinden doğum borçlanması ile ilgili yazınızı okudum. Size biraz daha farklı bir soru sormak istiyorum. Eşim 32.haftasında ve 5 hafta daha çalışır raporunu doktorundan aldık. Fakat doğumu sezaryenle olacak 38.haftada. Bu durumda doğumundan 1 hafta öncesine kadar çalışacak. Fakat 657'de doğuma 3 hafta kala izne ayrılması gerekiyor. Bu tarih 40.haftaya göre mi? yoksa sezaryen tarihi olan 38.haftaya göre mi belirlenmektedir? 40.haftaya göre ise 8 hafta doğum sonrası + 5 hafta doğum öncesi çalışma + 2 hafta (40.haftaya kalan 2 haftanın eklenmesi) durumu yeni torba yasaya göre doğru mu?(eşim öğretmen emekli sandığı) saygılarımla..

 CEVAP:

Akın Bey;

Torba yasa ile devlet memuru kadınların doğumdan önce ve doğumdan sonraki izinleri yeniden düzenlendi. İşçilere tanınan haklar kadın memurlara da tanındı.

Uygulama şu an şöyle; Kadın memurlara doğumdan önce 8 hafta doğumdan sonra 8 hafta doğum izni veriliyor. Eğer çoklu doğum söz konusu ise doğumdan önceki 8 haftaya 2 hafta ekleniyor.

Doktor raporuyla doğuma 3 hafta kalıncaya kadar çalışmasında bir mahsur olmadığına karar verilirse, kadın memur doğuma 3 hafta kalıncaya kadar çalışabiliyor. Doğumdan önceki 8 haftalık iznin çalışılarak geçirilen kısmi doğumdan sonraki 8 haftaya ekleniyor. Eğer doğum beklenenden önce olmuşsa 5 haftanın yanında erken doğumdan kaynaklanan ve kullanılmayan günlerde doğumdan sonraki sürelere ekleniyor. 

 
Mustafa Keskin
Posta Gazetesi
 Sorularınız İçin: mustafakeskin2005@hotmail.com