Facebook'ta Paylas  

KASA HESABINDA ÖZELLİK ARZ EDEN HUSUSLAR - SMMM Sedat ERYÜREK


      KASA HESABINDA ÖZELLİK ARZ EDEN HUSUSLAR

      Vergi mevzuatı açısından; işletmelerin muhasebe sistemlerindeki en önemli hesapların; mal alış, satış, gider ve ortaklar hesabı olduğu muhasebeciler tarafından kabul edilmektedir. Ancak Vergi İncelemelerin de inceleme konusuna göre kasa hesabı büyük bir önem arz etmektedir.

      Bu Makalemde;  Kasa hesabının özellik arz eden hususları ve bu hususların eyleme dönüşmesi halinde, vergi hukuku açısından nelerle karşılaşabileceğini, açıklamaya çalışacağım.

      Firmaların Kasa hesabının alacak bakiyesi vermesi,  Firmanın muhasebe kayıtlarını tekrar gözden geçirmeleri gerektiğinin ipucunu vermektedir. Bu gibi durumlarda kasa hesabına işlenen belgelerin doğru olarak giriş ve çıkışlarının yapılıp yapılmadığının kontrolünde yarar vardır.  Çünkü kasanın alacak bakiyesi vermesi demek kasanızda var olmayan bir paranın harcanması anlamına gelen mantıksız bir durumun var olduğunu gösterir. Kasası alacak bakiyesi veren firmalar şu iddialarla karşılaşabilirler;

      Kasa hesabındaki giriş ve çıkış kayıtlarının gerçeği yansıtmadığını,

      Firma tüzel kişilikse para tahsilatlarının şirkete aktarılmadığını ortaklar veya müdürün şahsi ihtiyaçlarında kullanıldığını,

      Çifte muhasebe kaydının var olduğunu,
  
      Yukarıdaki iddiaların belgelerle kanıtlanması halinde; Yetkili İdare, Re’ sen takdir yetkisini kullanarak, kanun verdiği ölçütlerde, vergi ve vergi zıyaı salabilir. Bu uygulamalar, Vergi Mahkemeleri ve Danıştay dairelerinde de hukuki olarak kabul görmektedir.
 
      Firmaların Kasa hesabının sıfır olması, kasada para olmadığını gösterir. Bu durum ticari teamüllere ve hayatın doğal akışına aykırıdır. Firmaların bu hususa dikkat etmeleri gerekmektedir.

      Firmaların Kasa hesabının borç bakiyesi vermesi kasada mevcut bir paranın var olduğunu gösterir. Firmaların kasasında bulunan paranın Ticari teamüllere uygun miktarda bulunması, gerekmektedir. Ticari teamüllere uygun olmayan para miktarını kasada bulunduran firmaların Bilançolarının ya da defter ve belgelerinin incelenmesi durumlarında, kasada bulunan para ile ilgili vergi inceleme elemanları faiz işletmekte ve bu faizin vergisini istemektedirler.

      Firmaların kasalarında bulundurdukları paranın ticari teamüllere uygunluğunun ölçütü firmaların bulunduğu sektörlere ve kişilerin bakış açısına göre değiştiğinden, Bu kavramın ölçütlerinin ne olduğunu,  Maliye Bakanlığının, Vergi Mahkemelerinin ve Danıştay dairelerinin ortak noktada birleştiği ’  aşağıda belirtilen kararın özünde yattığı kanaatindeyim.

 

      ‘’Sermayesine yakın bir miktarda parayı, bir yıl boyunca kasasında bekletmesinin iş kolunun özelliğine ve ekonomik icaplara uymaması nedeniyle, kurum kazancının gizlendiği sonucuna varılıp, kasada atıl olarak bırakılan para miktarı esas alınarak davacı Şirket adına cezalı tarhiyat yapılmasında isabetsizlik bulunmadığı” 

      Sonuç itibariyle; firmaların bilanço kalemlerinden olan kasa hesabının, alacak bakiyesi vermemesi hususuna dikkat etmeleri, Kasa hesabında görülen parasal miktarların, firmanın bulunduğu sektördeki, parasal döngüye uygun olmasına, ayrıca 8.000 YTL üzerindeki para giriş ve çıkışlarının bankalar üzerinden, yapılmasına uymaları halinde, vergi hukuku açısından cezai işlemlerle karşılaşılmanın önüne geçilebileceği kanaatindeyim.
                               

Sedat ERYÜREK
S.M.M.M.