Facebook'ta Paylas  

TÜRK MÜTEAHHİTLERCE YURTDIŞINDA ÇALIŞTIRILANLAR;


                

 

 Merkezleri Türkiye'de kurulu bulunan bazı şirketler, yurtdışından aldıkları müteahhitlik hizmetleriyle ilgili olarak, Türkiye'de ikamet eden işçileri çalıştırmak üzere bu ülkelere götürmektedirler. Bu neviden götürülen söz konusu  işçilerin sosyal güvenlikleri hakları, son yıllarda sosyal güvenlik mevzuatında yapılan değişikliklerle farklı biçimde uygulamalara gidilmiştir.

Yurtdışında çalışanların sosyal güvenlikleri iki boyutta değerlendirilmelidir. Birinci boyut, ülkemiz ile ikili sosyal güvenlik anlaşması olan ülkelerde çalışan yada çalıştırılan işçilerin sosyal güvenliğidir. İkinci boyut ise bu gün yazımıza konu ettiğimiz ülkemiz ile ikili sosyal güvenlik anlaşması bulunmayan ülkelerde Türk müteahhitlerince götürülüp çalıştırılan Türk işçilerinin sosyal güvenlikleridir.
İkinci bağlamda değerlendirmesini yapacağımız kesimin sosyal güvenlikleri önceki mevzuatlarda  göz ardı edilmişken daha sonra sadece uzun vadeli sigorta kolları (emeklilik) yönünden mevzuatımızda yer almıştır. Bu ülkelere götürülüp çalıştırılan işçilerin iş kazası geçirmesiyle yaşadıkları mağduriyetler göz önünde bulundurularak bu defa mevzuat tekrardan değiştirilmiştir. İşverenler yanlarında çalıştırdıkları işçilerin  kısa vadeli sigorta kolları ( iş kazası ve meslek hastalığı)  ile Genel Sağlık sigortası (GSS-hastalık)  primlerini ödemeleri ve sigortalı yaptırmaları zorunlu hale getirilmiştir. Uzun vadeli sigorta kolları (emeklilik) yönünden sigortalı olmak ise sigortalıların  isteğine bırakılmıştır.
 
SAĞLIK HAKLARI YÖNÜNDEN UYGULAMA;
Yeni mevzuat ve uygulamasıyla birlikte, hem sigortalı  hem de eş ve çocukları için sağlık hakları yönüyle uygulama iyileştirilmiştir. Bir önceki uygulamada ülkemizle ikili sosyal güvenlik anlaşması yapılmamış ülkelerde Türk müteahhitler tarafından çalıştırılan sigortalılar ve bunların hak sahibi konumundaki eş ve çocukları sağlık hizmetleri yönüyle büyük sıkıntı yaşamaktaydılar. İşverenleri sigortalılar için kısa vadeli sigorta kolları yönünden prim ödemediği için sigortalılarda sağlık hizmetlerinden yararlanamamaktaydı. Ancak uygulama Kanunda 01.10.2008 tarihinde yapılan değişiklikle,  bu şekilde çalışan sigortalıların kısa vadeli sigorta kolları primi ve genel sağlık sigortası primini işverenlerin zorunlu olarak ödemeleri kuralı getirilmiştir. Söz konusu bu primlerin ödenmesi yada bildirimiyle de sigortalı ve hak sahibi konumundaki eş ve çocukları hastalanmaları halinde sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkını elde etmişlerdir. Bunun yanında işveren tarafından sigortalı adına kısa vadeli sigorta kolları yönünden bildirim yapılmasının zorunlu hale gelmesi ile birlikte,  sigortalının geçirdiği iş kazası olayından sonra çalışamadığı günler için ödenek almasının ve özür durumu da göz önüne alınarak sürekli iş göremezlik durumunda bir gelir bağlanmasının yolu açılmıştır. Sigortalılar için Kanunun bu halinin önceki halinden faydalı olduğu ortadadır. Kısa vadeli sigorta kolları primlerini işveren, GSS primlerinin %5 ini sigortalı, %7.5 oranına denk gelen kısmını da işveren ödeyecektir. Ödeme işveren tarafından ücretten kesilmek suretinde yapılacaktır. Sigortalı, iş kazası geçirdiğinde hem sağlık hizmetlerinden faydalanacak hem de çalışma gücünün %10' undan  fazlasını kaybetmişse, bu durumu devam ettiği müddetçe çalışmasa dahi hem gelir alacak hem de gelir aldığı müddetçe sağlık hizmetlerinden kendisi ve bakmakla yükümlü olduğu eş ve çocukları faydalanabilecektir.
 
EMEKLİLİK HAKLARI;
Ülkemiz ile ikili sosyal güvenlik anlaşması olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce çalıştırılan sigortalı, ister Türkiye' de ikamet etsin isterse de çalıştığı ülkede ikamet etmiş olsun, uzun vadeli sigorta kolları (emeklilik) yönünden isteğe bağlı sigorta primi ödeyebilir. Sigortalı adına işverenin uzun vadeli sigorta kolları prim ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Sosyal güvenlik Kanununda isteğe bağlı sigorta primi ödeyenler Bağ-Kur (4/B) sigortalısı sayılırken, yurtdışında çalışanların bu neviden ödedikleri isteğe bağlı primleri SSK(4/A) statüsünde sayılmaktadır. Bu da emeklilik yönüyle çalışanlara bir avantaj sağlamaktadır. Sigortalılar, işverenleri tarafından  kısa vadeli sigorta primleri yanında GSS primleri de ödendiğinden, uzun vadeli sigorta kolları primini isteğe bağlı ödemeleri halinde tekrardan GSS primini ödemezler. Yurtdışında çalışan  sigortalıların isteğe bağlı sigorta prim tutarları, diğer isteğe bağlı sigorta primi ödeyenlere göre daha düşük olacaktır. Diğer isteğe bağlı sigortalılar %32 oranında prim öderken bu sigortalılar %20 oranında isteğe bağlı sigorta primi ödeyeceklerdir.
SORU;
Hocam iyi günler
Adana SMMM Odasında SMMM staja başlama kursunda İş hukuku dersimize girmiştiniz.
Amcamın hanımının emeklilik işlemleri için uğraşıyorum ve yazınız gözüme çarptı buna istinaden sizden bilgi almak istedim.
Yengemin doğum tarihi 02.08.1960
Sigortalılık başlangıç tarihi 02.08.1976
SSK hizmet süresi 2.443 gün ( 720 gün doğum borçlanması dahil )
İsteğe Bağlı sigortalılık süresi 990 gün ve sonuç itibariyle toplam olarak 3.433 gün hizmet
süresi mevcut olup,
3600 günden emekli olmak istiyor.
Bağ-kura gittik bizim eksik 167 günümüz varmış ve bunun için isteğe bağlı bağ-kura kayıt yaptırdık.
Kalan 167 gün isteğe bağlı yatırılırsa SSK’dan mı yoksa Bağ-kur’dan mı emekli olur. Yardımcı olursanız sevinirim. Derviş ORTAKAYA/ADANA
 
CEVAP;
Derviş Bey;
İsteğe bağlı sigortanın tamamı, 01.10.2008 tarihinden sonraysa
isteğe bağlı sigortalılığı Bağ-Kur(4/b) sigortalılığından sayılacaktır.
990 gün+167 gün toplam 1157 gün yapacaktır. Hangi Kanuna göre emekli olacağının hesabı  şu şekilde yapılmaktadır; son 7 yıl içindeki 3.5 yılda hangi sandığa prim yatırılmışsa o sandığın tabi olduğu kanuna göre emekli olacaktır. Son 7 yılın hesabında borçlanmalar dikkate alınmamaktadır. Yani yengeniz bildirimi yapılan  son 2520 gün içinde, 1260 günden fazla hangi statüde prim ödemesi varsa o statüden emekli olur.
Borçlanma dikkate alınmadığında bile son 7 yıl içinde SSK(4/a)  sigortalılığı fazla olduğundan ve Bağ-Kur(4/b)  sigortalılığı 1260 günden daha az olduğundan SSK(4/a)  Kanununa göre emekli olur.
Burada dikkat edilecek konu 3600 günü doldurduktan sonrada isteğe bağlı prim yatırmaya devam ederse ve son 7 yıl içinde 1260 günden fazla Bağ-Kur(4/b)  primi öderse o takdirde Bağ-Kur(4/b)  Kanunundaki emekli şartlarına tabi olur. 
 
Mustafa Keskin
Posta Gazetesi
 Sorularınız İçin: mustafakeskin2005@hotmail.com