Facebook'ta Paylas  

Taşeron Çalışanların Bildirimi


   Türkiye seçim sathına girince siyasiler, oyların yoğun olarak kümelendiği kesimlere karşı vaatlerini arttırmaya başladı. Ülkemizde çoktan beridir yapılan seçimler öncesinde seçim ekonomisi uygulanmıyordu. Ancak üzülerek görüyoruz ki artık reel değerlendirmelerden ve ülke gerçeklerinden uzak seçim vaatleri tekrar gündemimize gelmeye başladı. İtirazım işçilere ve toplumun bazı kesimlerine yapılan vaatler değil. Gerçekleştirilemeyecek vaatlerin verilerek toplumun bu kesiminin duygularıyla oynanması asıl itiraz ettiğim. Önce vaatler titiz hesaplar yapılmadan veriliyor sonrada çeşitli nedenler ileri sürülerek gerçekleştirilmiyor. Bu defada toplumun siyasete ve siyasetçiye güveni kalmıyor. Oysa demokrasinin en temel kurumu siyasetçiler. Hem demokrasiye zarar vermemek hem de toplumda telafisi mümkün olmayan travmalar oluşturmamak için partiler vaatlerini titizlikle hesaplayarak toplumla paylaşmalıdır.

Bu seçim sürecinde verilen ve reel olmaktan uzak vaatlerden biride taşeron sistemine son verileceğidir. Oysa taşeron sistemi problemleri olsa da artık modern dünyada ve Türkiye' de yerleşmiş bir sistemdir. Uygulamadan vazgeçilmesi hem burada çalışan işçiler hem de bu işçileri çalıştıran işveren ve kurumları zora sokacaktır. Uygulamanın özel sektör ayağında hiç bir problem yokken kamuda da problemsiz olarak yoğun bir şekilde uygulanmaktadır.

Taşeronlaşma özel sektörde ihtiyaçtan ortaya çıkmış bir uygulama iken Kamuda hantal devlet yapılanmasından kurtulmak için uygulamaya konulmuştur.

Her iki sektörde de asıl işin dışındaki, yani farklı uzmanlıklar gerektiren alanlarda kullanılmaktadır. Taşeron çalıştırmaya cevaz veren İş Kanunu da asıl işte taşeron çalıştırmayı yasaklamakta ve asıl işin dışındaki diğer işlerde taşeron çalıştırmaya izin vermektedir. Örneğin tekstil firmasında farklı uzmanlık gerektiren ve asıl iş kapsamında olmayan temizlik, yemek ve güvenlik konularında taşeronlaşma yoğun olarak uygulanmaktadır.

Sistemi suiistimal edip asıl işte de taşeron çalıştıran işverenlerin olması bu sistemin tamamen kaldırılmasını doğurmamalıdır. Varsa suiistimaller hem mevzuatlarla hem de denetimlerle ortadan kaldırılabilir. Siyasiler taşeron uygulamasını kaldırma taahhüdünde bulunarak aslında doğru olanı yapmak yerine kolay olanı yapmaya çalışmaktadırlar. Artık bu çağda bu sözü tutmaları da mümkün gözükmemektedir. Hatırlar mısınız eskiden belediye işçileri çöpleri toplamadıkları ve işlerini gereği gibi yapmadıkları için sokaklarımızda çöp yığınları oluşurdu. Oysa günümüzde hem sağcı hem de solcu belediyelerin olduğu yerlerde artık çağdışı bu sorunla karşılaşmıyoruz. Bunun en büyük nedenlerinden biri, belediyelerin bu hizmetleri taşeronlar eliyle yapıyor olmasıdır. Belediyelerin asıl işlerinin dışındaki bu tür işleri tekrardan kendilerinin yapacakları bir sistemi vaat etmek, sokakların çöp yığınlarıyla dolduğu günleri vaat etmek anlamına gelmektedir. 

TAŞERONDA ÇALIŞAN İŞÇİLERİN BİLDİRİMİ;

Taşeron; asıl işverenin, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde, iş alan ve bu iş için sigortalıları çalıştıran kişidir.  Taşeronların aldıkları işlerde çalıştırdıkları sigortalılar için ayrıca işyeri dosyası açılmamaktadır. Taşeron tarafından çalıştırılan sigortalılarla ilgili tüm işlemler asıl işveren adına açılan işyeri dosyasında yürütüldüğünden, taşeronların müstakil işveren durumunda görülmelerine imkan bulunmamaktadır.

Taşeron yanında çalışan işçiler, SGK ve İş Kanununda belirtilen haklardan diğer işçiler gibi yararlanmaktadırlar.

Asıl işverenler işyeri dosyası tescil ettirdiklerinde işyeri tescil tarihinden itibaren bir ay içinde işe aldıkları sigortalıların işe giriş bildirgelerini yine bu bir aylık süre içinde SGK' ya vermeleri halinde süresinde vermiş sayılmaktadırlar.

Taşeron işçileri içinde aynı kural geçerlidir. Şöyle ki; asıl işverenin dosya tescilinden sonraki bir ay içinde işe alınan taşeron işçilerinin işe giriş bildirgelerinin yine bu bir ay içinde verilmesi halinde süresinde bildirilmiş kabul edilmektedir.

Örneğin (A) işyeri 02.02.2009 tarihinde Kanun kapsamına alınmış olup, 8 sigortalıyı 20.02.2009 tarihinde işe başlatmıştır. Bu işyerinden 16.02.2009 tarihinde iş alan (A-1) taşeronu çalıştırdığı sigortalıları en geç 02.03.2009 tarihine kadar (bu tarih dahil) idari para cezası uygulanmaksızın Kuruma bildirecektir.

Yukarıdaki örnekteki işverenden 24.03.2009 tarihinde iş alan (A-2) taşeronu çalıştırdığı 11 sigortalıyı en geç 23.03.2009 tarihinde Kuruma bildirecektir.

UYGULAMADA KARŞILAŞILAN BOŞLUK;

Uygulamada genellikle ihaleli işlerde ve inşaat işlerinde taşeronun altında birde alt taşeron çalıştırılmaktadır. Taşeronlar asıl işverenin dosyasından bildirim yapmakta iken, alt taşeronlarda sanki taşeronmuş gibi yine asıl işverenin dosyası üzerinden taşeron tescili yapılmaya zorlanmaktadır. Bunun içinde alt taşerondan asıl işverenle yaptığı sözleşme talep edilmektedir. Alt taşeron asıl işverenle değil taşeronla sözleşme yaptığından istenilen sözleşmeyi SGK' ya sunamadığı için tescil işlemlerinde problemler yaşamaktadır.

Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü asıl işverenin dosyasından taşeron tescili yaparken tanımladığı taşeron kodunun altına, kırılımlı olarak bir kod tanımlamasına daha izin verdiğinde konu kendiliğinden halledilecektir. Örneğin asıl işverenin işyeri numarasına tanımlanan(1 )taşeron kodunun altında alt taşeron için (1.1) kodu oluşturmasına olanak sağlanmalıdır.

Mustafa Keskin / 02.11.2015