Facebook'ta Paylas  

MEMURLARIN AYLIKSIZ İZİN HAKKI


 Değerli okuyucularım bu gün size memurların aylıksız izin haklarından bahsedeceğim ve SGK' nın konuyla ilgili tuhaf ve anlamsız bir uygulamasını gündeme getireceğim.

Memurların aylıksız izin hakları 657 sayılı devlet memurları kanununda düzenlenmiştir. Buna göre Memura, Hastalık izninden itibaren, sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, istekleri üzerine on sekiz aya kadar aylıksız izin verilebilir.

Doğum yapan memura ise doğum sonrası analık izni süresinin bitiminden; eşi

doğum yapan memura ise, doğum tarihinden itibaren istekleri üzerine yirmi dört aya kadar aylıksız izin verilir.

Hiç bir mazereti olmamasına rağmen memura, yıllık izinde esas alınan süreler itibarıyla beş hizmet yılını tamamlamış olması ve isteği hâlinde

memuriyeti boyunca ve en fazla iki defada kullanılmak üzere, toplam bir yıla kadar aylıksız izin verilebilir. 

Muvazzaf askerliğe ayrılan memurlar askerlik süresince görev yeri saklı kalarak aylıksız izinli sayılır.

Kanunda bu sayılanların dışında sayılan ancak geneli ilgilendirmediği için buraya almadığım başka aylıksız izin süreleri de bulunmaktadır.

                                                                                                                                               Birde özel bir düzenleme ile yukarıda belirtilen aylıksız izin haklarının yanında üniversite de öğretim üyesi olan doktorların başka bir yerde çalışmak üzere kurumlarından 2 yılı aşmamak üzere ücretsiz izin alabilmelerinin yolu açılmıştır.

Memurlar, SGK mevzuatına göre yukarıda açıklanan ve yerimizin yeterli olmamasından ve geneli ilgilendirmemesinden dolayı burada belirtemediğimiz aylıksız izin olarak kullandıkları süreleri borçlanabilmektedirler.

GENEL SAĞLIK SİGORTALILIĞI DEVAM EDER Mİ?

SGK Kanununa göre 4/C (Emekli Sandığı)  kapsamında sigortalı sayılanlardan, ilgili kanunları gereğince kullandıkları aylıksız izin sürelerinin bitiminden sonra göreve başlayanların aylıksız izin sürelerinde genel sağlık sigortasından yararlanılması için istenilen  30 günlük prim ödeme şartı aranmaz. Bu durumdaki sigortalıların aylıksız izinli oldukları süreler için asgari ücretin altında olmamak kaydıyla aylıksız izne ayrıldıkları tarihteki prime esas kazançları üzerinden % 12 oranında genel sağlık sigortası primi işverenlerince (Kurumlarınca) ödenir. Memurlar da bu sürelerde sağlık hizmetlerinden yararlanamaya devam ederler.

BAŞKA BİR YERDE ÇALIŞMASI HALİNDE SİGORTALILIK NASIL OLACAK;

Aylıksız izinli olan devlet memurunun başka bir işte çalışması, tanınan istisnalar dışında yasal değildir ve soruşturma konusu yapılabilmektedir. Ancak kanunlara göre suç olan fiilleri işleyenler, işledikleri fiille birlikte başka bir kanun kapsamına giriyorlarsa, işledikleri fiilin suç olup olmadığına bakılmaksızın işlem yapılmalıdır.

Örneğin devlet memurunun memuriyeti devam ederken başka bir işverene bağlı olarak çalışması cezai bir işlem gerektirdiği halde SGK bu çalışmasından dolayı kişinin sigortalı yapılmasını istemelidir.

Ancak aylıksız izinde iken kurumları tarafından  emeklilik primi yatırılmayan ve mevzuatlarının çalışmasına izin verdiği memurlar için bile  SGK, sigorta bildirimine izin vermemektedir.

Oysa Maliye Bakanlığı kaçakçılık suçu işleyerek ticari faaliyette bulunan kişilere bile vergi tahakkuku yapmaktadır.

SGK, aylıksız izinde iken çalışan memura sigortalı olma hakkı vermeyerek devleti zarara uğratmakta ve yasanın genel mantığına aykırı davranmaktadır. Devleti zarara uğratmaktadır zira, aylıksız izin süresince ödediği genel sağlık sigortasını kurumun ödeyeceği yerde memuru çalıştıran işveren ve sigortalı olarak çalışacak kişiye ödettirecekken kendisi boşu boşuna bu yükü yüklenmektedir.

 SGK BAKIŞ ACISINI DEĞİŞTRMELİ;

Sosyal güvenlik mantığında borçlanma istisnai bir durumdur. Esas olan kişinin sigortalılığının devamını sağlayan ve her ay prim alınan sigortalılık halleridir.

Sigorta Primleri Genel Müdürlüğüne Ahmet Açıkgöz getirildikten sonra SGK' da sosyal güvenlik mantığına daha uygun ve daha insani düzenlemeler hayata geçirildi. Bu köşeden bunlara örnek olacaklara daha önce yer vermiştim.

Ancak anladığım şu ki daha yapılacak çok şey var. SGK' da olması gereken mantık, hizmetler açısından insanı merkezine koyan, ancak herkesi kapsayacak bir sitemle düzenli bir prim alma yapısını kurgulamak olmalıdır. Yani ne yapsak ta insanı sosyal güvenlik kapsamının dışında bıraksak bakışı doğru bir bakış açısı değildir. Bu durum sigortalılar açısından uygun olmadığı gibi SGK' nın işleyiş mantığı açısından da uygun değildir. Sayın Genel Müdürün insani bakış açısıyla bu sorunlarında çok kısa sürede çözüleceği kanaatindeyim.

Mustafa KESKİN 14.09.2015