Facebook'ta Paylas  

KAYITDIŞILIĞIN OLUMSUZ ETKİLERİ


   Kayıt dışılık kısaca, çalışanların SGK' ya sigorta bildirimlerinin yapılmaması  olarak tanımlanabilir. Detaya indiğimizde ise çalışanların sigorta bildirimlerinin yapılmış olmasına rağmen,  çalışma günlerinin yada ücretlerinin eksik bildirilmesi şeklinde de kayıt dışılığa rastlanmaktadır. Özetle kayıt dışılık karşımıza üç şekliye çıkmaktadır. Birinci şekli, çalışanın hiç bir şekilde SGK' ya bildiriminin yapılmadan çalıştırılmasıdır. Çalışanlar açısından en vahimi bu diye düşünüyorum. Çünkü bu tür kayıt dışılıkta çalışan, SGK tarafından sunulan hak ve hizmetlerden hiç bir şekilde faydalanamamaktadır. Kayıt dışılığın ikinci türü, Çalışan, işveren tarafından SGK' ya bildirilmekle birlikte çalışma günü her ay 30 gün olmasına rağmen 30 günden daha az bildirimde bulunulmasıdır. Üçüncüsü ise çalışanın aylık ücretinin (Prime Esas Kazancının) SGK' ya eksik bildirilmesidir.

Yukarıda açıklamaya çalıştığım kayıt dışılığın son iki türünde hak kaybı olmakla birlikte çalışanlar, SGK tarafından verilen hizmetlerden kesmende olsa yada gecikmeyle de olsa yararlanabilmektedirler.

ÇALIŞANA OLUMSUZ ETKİSİ;

Çalışanların sigortasız çalıştırılmaları yada sigortalı çalıştırılsalar bile çalışma günlerinin yada aldıkları ücretlerin eksik bildirilmesiyle kayıt dışılığın oluşması halinde çalışanlar, kıdem tazminatından, sağlık ve analık yardımlarından, iş göremezlik ödeneklerinden, ölüm, maluliyet ve yaşlılık aylıklarından ya hiç yararlanamayacaklar yada bu hak ve hizmetleri gecikmeli olarak almak zorunda kalacaklardır.

iŞVERENE OLUMSUZ ETKİSİ;

Belki ilk bakışta anlaşılmasa bile kayıt dışılığın işverenler yönüyle de olumsuzlukları bulunmaktadır. Kayıt dışılık haksız rekabete yol açacağından kayıtlı çalışan işverenleri olumsuz etkileyecektir. Kayıt dışılık aslında uzun vadeli ve ince hesap yapıldığında kayıt dışı işçi çalıştıran işverenlerin kendilerini  de olumsuz etkilemektedir. Örneğin kayıt dışı çalıştırılan bir işçinin işyerinde iş kazası geçirmesi yada meslek hastalığına yakalanması halinde kayıt dışı işçi çalıştıran işverenler iş kazaları dolayısıyla yüksek maliyetlerle karşı karşıya kalmaktadır. Yine işverenler tarafından kayıt dışı işçi çalıştırıldığı tespit edilirse SGK tarafından verilen 5 puanlık indirim başta olmak üzere hibe, kredi ve desteklerden yoksun kalınmaktadır.

DEVLETE OLUMSUZ ETKİSİ;

Kayıt dışılık en çokta çalışanları ve SGK' yı yani devleti olumsuz olarak etkilemektedir. Kayıt dışılığın devlete bakan yönüyle olumsuz etkileri; Vergi ve prim kaybı, SGK' nın aktif/pasif dengesinin bozulması, primsiz ödemelerin artması, adaletsizlik ve yoksullukolarak karşımıza çıkmaktadır. Kayıt dışılık kayıtlı işverenlerin üzerindeki yükü arttırdığından ve işverenler arasında haksızlıklara neden olduğundan kayıtlı işverenleri demoralize etmekte ve kuralara uymanın aleyhlerine olduğu gibi bir düşünceye sevk etmekte bu da devlet gelirlerini olumsuz olarak etkilemektedir.

 SORU;

Doğum borçlanmasına dair yeni düzenleme ile 3 çocuğu olan SSK’ lı kadınlar her bir çocuk için 2 yıl toplamda en fazla 6 yıl borçlanabilecek. Benim SSK girişim 15.06.1989 olarak yapılmış görünüyor. Şubat 1992 yılında Kızılay’dan istifa ettim ve özel çalıştım. Sonrasında SSK girişi 2006 ve halen devam olarak görünmekte. Sanıyorum emekliliğimi 5375 gün, 46 yaş, 20yıl çalışma karşılığı hak ediyorum. Şuan 2122 gün SSK var, 3253 gün eksik görünüyor.46 yaşa göre hesaplama yapıp doğum borçlanması gün sayısını belirlememiz lazım, belki tek doğum bile yeterli gelebilir.Benim çocuk borçlanması yapmamı tavsiye eder misiniz? Borçlanma yapmam halinde emeklilik yaşımda düşme olur mu?        Ayşe Demirtaş /Adana

CEVAP:

Ayşe Hanım;                                                                                                                        Eğer sigortalı, emekli olacağı 46 yaşına kadar sigortalı çalışması halinde, gün şartı olan  5375 günü tamamlayabilecekse, çocuklar için borçlanma yapmasını önermiyorum.Çünkü çocuk borçlanmasını diğer borçlanmalardan ayıran temel özellik sigortalılık süresini, borçlanılan gün kadar geriye götürmemesidir.

Yani sigortalı, çocuk borçlanması yapması halinde sigorta ilk işe giriş tarihi değişmeyeceğinden sigortalılık süresi de değişmeyecektir. Bu itibarla emeklilikte istenilen yaş şartında da bir değişiklik olmayacaktır. Bu nedenle borçlanma için toplu para yatırmaktansa bundan sonraki süreçte sigortalılığının devamı ile gerekli olan sigortalılık gününe ulaşılabilir.

Nihayetinde 46 yaşına gelindiğinde istenilen sigorta gününe ulaşılamazsa bu defa sadece eksik olan gün kadar çocuk borçlanması yapılır ve emeklilik hak edilmiş olur.

Mustafa KESKİN