Facebook'ta Paylas  

SOMA MADEN FACİASI


 Bu defa acı öyle büyük ki sadece düştüğü yeri yakmadı. Türkiye'nin ciğeri yandı. Hatta daha da öte dünyadaki Türklerle birlikte tüm İslam coğrafyasının  yüreğine ateş düştü. Bu acı olaydan direk etkilenen yani şehit olan işçilerimizin aile ve yakınlarını da dahil ettiğimizde yüz binlerce kişi acıya boğuldu. Diğer insanlarımız da acıyı en az onlar kadar hissettiler. Acı büyük. Acıyı yaşayacağız ve bu olaydan toplum olarak ders çıkaracağız. Bir daha böyle açıların yaşanmaması için yine ülke olarak gerekli önlemleri alacağız. Kabullenmesi ne kadar zor olsa da, bir taraftan da hayat devam edecek.

Sosyal güvenlik bilincini anlatırken aslında en çok bu ve benzeri olaylardan yola çıkarak anlatımlarda bulunmak gerekmektedir. Hatta bunu bu günün öğrencisi ancak yarının işveren yada işçisi olacak çocukların okul dönemlerinde, benzeri olaylar anlatılarak yapılması gerektiğini düşünüyorum. Acıyı yaşayıp ondan sonra hiç bir hazırlık yapmamak doğru olmaz. İzmir sosyal güvenlik il müdürü iken, bu gün  İzmir' in Menderes Belediye Başkan olan, o zamanının SGK  Aliağa merkez müdürlüğünü yapan ve SGK' ya önemli hizmetlerde bulunan çalışma arkadaşım Bülent Soylu, sosyal güvenlik bilincini artırmak için ilk öğretim öğrencileri için bir hikaye kitabı hazırlamıştı. Bu hikaye kitabında da, babası iş kazası geçiren bir çocuğun hem psikolojisi hem de devlet şefkati  işlenerek sosyal güvenliğin önemi anlatılmaya çalışılmıştı. Sözü edilen kitap, İzmir deki tüm ilk öğretim okullarına dağıtıldı. Daha sonra İzmir İl Müdürlüğümüzü ziyaret eden dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer beyin talimatı ile mütevazi olarak hazırlanan hikaye kitabımız, SGK başkanlığı tarafından ülkemizdeki tüm ilk öğretim okullarına dağıtılmıştı.

Bu tür olayların bir daha yaşanmaması yada daha az yaşanması için SGK Başkanlığı bu manada daha kapsamlı çalışmaları hayata geçirmelidir. Kanaatimce eğitim bu işin başlangıcı olmalıdır.

Sosyal güvenlik bilinci oluşturmadan alınacak tüm önlemler geçici ve pansuman önlemler olacaktır. Sosyal güvenlik bilinci hem işçi hak ve yükümlülükleri hem de işveren yükümlülükleri yönüyle verilmelidir. Örneğin işveren yükümlülüklerinin başında işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini almak yer almaktadır. Avrupa ülkelerinde daha az iş kazası olması sadece teknolojik yatırımlarla açıklanamaz. Yeni teknolojik yatırımlar tabi ki olası kazaların önlenmesinde çok önemli bir yer tutmaktadır. Ancak teknolojiyi kullanacak olanda insan olduğundan sosyal güvenlik bilincinin önemi, bu halde de çok önemli bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Sosyal güvenlik bilinci işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinden ayrı düşünülemez.

Sosyal güvenliğin önemi yaşlılıkta, hastalıkta ve bu tür iş kazası ve meslek hastalığı halinde daha iyi anlaşılmaktadır. Kazalar tabi ki önlenmeli, önlemek için gerekli tedbirler alınmalıdır. Ancak kazalar olduktan sonrada Sosyal Güvenlik Kurumu, insanların yanlarında hissetmek istedikleri, sosyal güvenlik kapsamında olduklarında kendilerini daha güvende görecekleri bir görevi ifa etmektedir.

İnşallah bir sonraki yazımda iş kazası sonucu meydana gelen ölümlerde hak sahiplerine yapılacak yardımlar ile malul kalan sigortalılara yapılacak yardımlar konusunda bilgi vermeye çalışacağım.

SORU;

Merhabalar,
 Babam, bir kamu kuruluşunda işçi olarak çalışmaktaydı ve 2004 yılında emekli oldu.  23.11.2012 de en son aldığı emekli maaşı yaklaşık 1.670TL  idi. (Maaşından ilaç kesintileri yapılmaktaydı)
 Babamı 12.12.2012 tarihinde kaybettik. Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurumuz sonucu; Annem, Ablam ve Kız kardeşime emekli maaşı bağlandı.
 Kız kardeşim, 01.07.2013 tarihinde sigortalı olarak işe başladı ve babamdan dolayı aldığı 440 TL emekli maaşı da kesildi. Fakat, kardeşimden kesilen maaş, ne annemin ne de ablamın maaşına eklenmedi.
 Sosyal Güvenlik Kurumuna danışmamız üzerine; 30.09.2013 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu Emeklilik Daire Başkanlığı/Ankara ya, kardeşimden kesilen maaşın annemin maaşına eklenmesi hususunda dilekçe ile iade taahhütlü posta ile bildirimde bulunduk.
Fakat, annemin en son 23.11.2013' de almış olduğu maaşa da, kardeşimden kesilen fark yansımamış, annem 825 TL maaş almıştır. (Maaştan ilaç kesintileri yapılmıştır)
 SGK' nın 170 no 'lu telefon hattını arayarak durumu bildirmiş olup, konuyu araştıracaklarını beyan etmiş ve bir takip numarası vermişlerdir. Bu takip numarası ile 3 gün sonra, 170 no 'lu hattı arayarak, bize bilgi vereceklerini söylediler. 3 gün sonra aramamız neticesinde, annemin aldığı maaşın asgari ücretin üzerinde olduğu için, kardeşimden kesilen farkın, annemin maaşına eklenemeyeceğini beyan ettiler.
 Size Sorum: Kardeşimden kesilen bu maaşın, annemin maaşına eklenmesi hususunda nasıl bir yol izlememiz gerekiyor?
 Bu konuda yardımlarınızı bekler, çalışmalarınızda başarılar dilerim..
 Teşekkür ederim..Türkan AYDOĞAN

CEVAP:

Türkan hanım,
Sigortalının ölümü halinde geride kalan hak sahibi eş ve çocuklarına maaş dağılımı şu şekilde olmaktadır.
Eğer eş kendisinden dolayı maaş almıyorsa ve sigortalının hak sahibi konumunda çocukları da yoksa eşe ölen sigortalının aldığı emeklilik maaşının %75'i,
Ölen sigortalının hak sahibi çocuğu olmamasına rağmen eş konumundaki sigortalı kendi adına emekli maaşı alıyorsa eşe, ölen sigortalının emekli maaşının%50'si, yine
Ölen sigortalının eşinin dışında hak sahibi olan çocuk yada çocukları varsa bu defa yine ölen sigortalının emekli maaşının %50 si eşe bağlanacaktır.
Çocuklarında her birine %25'inden fazlası bağlanamaz.
Hiç bir şekilde ölen sigortalının maaşının%100' ünden  fazlası hak sahiplerine bağlanamaz.
Sizin örneğinizden yola çıkarak konuyu anlatmak gerekirse, anne ve kardeşleriniz babanızın ölüm maaşının %100'ünü  paylaşmaktaydı. Anneniz, maaşın %50 sini ,geriye kalan iki kardeşiniz maaşın geriye kalan %50 sini %25 payla almaktaydı.
Kardeşin biri devre dışı kaldığında, Anne, Hak sahibi olan bir çocuk sistemde olduğu için %50 almaya devam edecek. Kardeşiniz ise her şartta %25'inden fazlasını alamayacağı için yine maaşın %25'ini alamaya devam edecektir. Yani durumlarında hiç bir değişiklik olmayacaktır. Diğer kardeşinizde sistemden çıkarsa ve anneniz kendi çalışmasından dolayı maaş almıyorsa bu defa anneniz babanızın ölüm maaşının %75'ini alacaktır.

Mustafa Keskin
Posta Gazetesi
Sorularınız İçin: mustafakeskin2005@hotmail.com