Facebook'ta Paylas  

İSTİRAHATLİ OLANLARIN BİLDİRİMİ; ÇALIŞMAZLIK BELGESİ


                                                            

 

SGK son beş yılda en hızlı değişen kurumlardan bir tanesi. Önceki ile şimdiki hali arasında mukayese bile yapılamayacak değişiklikler var. Emeği geçenlere şu haklarını da teslim etmemiz gerekiyor. SGK, ülkemizde değişiminde en çok zorlanılacak olan kurumlardan  bir tanesiydi. Dışarıdan çok fark edilmiyor olabilir ancak SGK' nın değişimi, aslında bir ülkenin değişimize denktir. Bir ülkenin yada devletin değişimi ne kadar zor ve meşakkatli ise SGK' nın değişimi de o kadar zor ve meşakkatlidir. Ancak değişimin başlaması ile beraber idaredeki doğru tercih ve kararlar değişimi kolaylaştırmış, en az zayiat ve sıyrıklarla SGK' daki değişim sağlanmıştır.

Bu kadar zor bir kurumdaki bu kadar önemli değişiklikler, taşra ve merkezde görev başına gelen yeni nesil bürokratların katkısıyla oluşan zihniyet dönüşümü sayesinde sağlanmıştır. Kurumda, öncelikle zihniyet dönüşümü sağlanmış, değişen zihniyetle beraber halka hükmeden değil hizmet eden, hizmet etmeyi ibadet olarak değerlendiren bir yapı oluşturulmuştur.

Bununla beraber eski zihniyetin izlerini taşıyan, halkın derdi ile dertlenmemiş, halka üsten bakan, hak vermede yasa koyucunun bile önüne geçip yasayla verilen hakları olabildiğince kısıtlayan, bunu yaparken de kurumu düşündüğünü iddia eden, kurumu halktan önemli gören, mevzuat düzenlemelerinde sınırını ve haddini aşan  zihniyetler, bu olumlu dönüşüme köstek olmaya çalışmış olsalar da  asıl iradedeki berraklık, bu olumsuz sayılacak uygulamalarda da değişikliğe gederek  SGK' nın geleceği ile ilgili umut taşımamıza neden olmuştur.

SGK' yı zihinsel bulanıklıklardan kurtaran en önemli uygulama değişikliklerinden bir tanesi de çalışmazlık belgesinin işverenler tarafından verilme şekli ve şartıyla ilgili  yaşanan uygulama değişikliğidir.

Uygulamanın önceki şekli şöyleydi; Sigortalı kaç gün rapor alırsa alsın (2 güne kadar olan hastalık raporlarında SGK rapor parası ödemiyor) mutlaka işverenlerin SGK' ya , sigortalının istirahatlı olduğu günlerde çalıştırmadıklarına dair çalışmazlık belgesini belli bir sürede vermesi ve bu sürede verilmemesi halinde idari para cezası uygulanacağı şekliyle başlatıldı. İlgililer, bu uygulamayı 1990 lı yıllardaki bir müfettiş raporuna dayandırarak başlattı. Türkiye değişmişti. Türkiye artık 1990 lı yılların Türkiye'si değildi. Yasalar değişmiş hatta sosyal güvenlik kurumları bile değişmiş, Bağ-Kur, SSK, Emekli Sandığı tarihteki yerlerini almıştı. Ancak her şeyin değişmesine rağmen 1990  lı yıllarda yazılan bir müfettiş raporundan kendini koparamayan zihniyet değişmemişti. Bu müfettiş raporuyla işverenleri, tabiri caiz ise dövmeye,  onları sahte işler yapmaya meyilli insanlar olarak görmeye devam etmekteydi. Eski zihniyetin parçası bu uygulamalar, alacağı rapor paralarıyla ailesini geçindirmeye çalışan sigortalıların aylarca rapor parası alamamalarına ve kurumda işlerin yığılmasına neden oldu. Olay büyüyüp geneli ilgilendiren bir hal alınca, üst irade konuya el koydu ve problemi mantık ve kanunlar çerçevesin de çözüme kavuşturdu.

İSTİRAHALİ OLANLARA ÜCRET ÖDEMESİ YAPILMASI HALİ;

İstirahatlı olan sigortalılara işverenler, dilerlerse çalışıyormuş gibi ücret ödemeye devam edebilirler. SGK mevzuatı bu olayı atıfet kabilinden ödeme olarak kabul eder. İşverenin ücret ödemesinde bulunduğu için ödediği ücretle ilgili prim bildirimlerini de SGK' ya yapması gerekmektedir. Yani raporlu olan sigortalı hem işvereninden ücret almaya devam eder hem de bildirimleri yapıldığı için prim günü itibariyle de bir avantaj sağlamış olur. Bu tamamen işverenin sigortalısına bir jestidir. SGK' da, raporlu günlerde sigortalı adına bildirim yapıldığı için bu şekilde bildirimde bulunan işverenlerden, sigortalının rapor parası da alabilmesi için raporlu günlerinde fiilen işyerinde çalışmadığına dair çalışmazlık belgesi vermesi zorunluluğu getirmiştir. Bu doğru ve yerinde bir uygulamadır. İşveren çalışmazlık belgesi vererek aslında raporlu günlerde yaptığı bildirimin fiili çalışmadan kaynaklanmadığı, atıfet kabilinde bir ödeme olduğunu beyan ve taahhüt etmektedir. Fiili çalışmadan dolayı bir ücret ödenmesi olmuş olsaydı SGK, sigortalıya rapor parası ödemeyecekti. Çünkü SGK mevzuatına göre raporlu olanlar çalışmaya devam ederlerse rapor parası alamazlar.

Raporlu olan sigortalısına atıfet kabilinden ücret ödemesin de bulunan işverenlerin çalışmazlık belgesini, http://www.sgk.gov.tr internet adresinde “İŞVEREN” menüsünde “Çalışılmadığına Dair Bildirim Girişi”, “Kullanıcı Şifre Ekranı”, “Çalışılmadığına Dair Bildirim İşlemleri”, “Giriş” bölümünde yer alan bilgiler kaydedilmek suretiyle sigortalıların hak ettikleri istirahat süresinin bitim tarihinin içinde bulunduğu aya ait aylık prim hizmet belgesinin verileceği son gün mesai bitimine kadar elektronik ortamda Kuruma gönderilmesi zorunludur.

EKSİK GÜN BİLDİRİMİNDE İSTİRAHATLİ GÖSTERİLENLER;

Kurum tarafından  yapılan ve 12/5/2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan tebliğde değişiklik yapan,  "İstirahatlı Olan Sigortalıların İşyerinde Çalışmadıklarına Dair Bildirimin İşverenlerce Sosyal Güvenlik Kurumuna Gönderilmesine İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ" ile "Aylık prim hizmet belgesinde eksik gün nedeni olarak geçen 01 koduyla (istirahat) bildirilen sigortalılar için bu bildirim çalışılmadığına dair bildirim yerine geçer” hükmü getirilmiş ve uygulama mantıki ve yasal zemine oturtulmuştur.

Tebliğ değişikliğiyle düzenlenen bu yeni hüküm ile eğer işveren, her ayın 23' ne  kadar vermek zorunda olduğu aylık prim ve hizmet belgesinde raporlu olan sigortalının ay içindeki çalışmadığı günlerin, raporlu olmasından kaynaklandığını gösteren eksik gün bildiriminin nedeni olarak 01 kodunu işlerse, başka bir bildirim yapmasına gerek kalmadan sigortalıya, raporlu kaldığı günler için SGK tarafından rapor parası ödenir. Sigortalının tek yapması gereken işvereni tarafından aylık prim ve hizmet belgesinin verilmesini beklemek olacaktır. Bu da bize, sigortalıya ve işverene eziyet etmeden de bazı küçük düzenlemelerle uygulamanın sağlıklı bir şekle getirilebileceğini göstermektedir.

SORU;  

Mustafa Bey Merhaba, Kuzenim 1 ay önce SSK lı olarak bir firmada çalışmaya başladı. Dün itibari ile deneme süresi dolduğundan çıkarıyoruz demişler. Herhangi bir savunma alınmamış. Hatası söylenmemiş. Herhangi bir sözleşme yapılmamış, çıkış evrakı imzalatılmamış. Bu durumda yasal hakları nelerdir? İyi günler. Melih ALGUR

CEVAP:

 

Melih Bey İyi Günler,                                                                  Deneme süreli sözleşme istisnai sözleşme türüdür.   Bir kişinin deneme süreli çalışması için yazılı sözleşeme yapılması gerekmektedir. Sadece deneme sözleşmesi yapılabileceği gibi belirsiz süreli iş sözleşmesine bir madde konularak da deneme süresi belirlenebilir. Deneme süresi 2 aydır. Eğer sözünü ettiğim türde bir sözleşme yapılmışsa işveren neden belirtmeden bile hiç bir hak (ücret ve fazla mesaileri hariç) vermeden iş akdini sonlandırabilir. Eğer deneme süreli iş sözleşmesi yapılmamışsa bu defa işçi belirsiz süreli iş akdi ile çalıştığını iddia ederek sadece ihbar tazminatı talebinde bulunabilir.

Mustafa Keskin

Posta Gazetesi
 Sorularınız İçin: mustafakeskin2005@hotmail.com